‘’İsrail, Filistin topraklarında yeni bir apartheid uyguluyor’’

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü, Sosyoloji Bölümü ve Tarih Bölümü tarafından 2008 yılından bu yana düzenlenen, Hrant Dink Anısına İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı 11. yılında dünyaca ünlü Filistinli yazar, hukukçu, insan hakları savunucusu Raja Shehadeh’i konuk etti. Shehaded, İsrail’in Filistin topraklarında yürüttüğü işgal ve ilhak politikasının günümüzde yeni bir ırk ayrımı politikası olduğunu; İsrail’in Batı Şeria’da Yahudi yerleşim alanlarını genişletmek ve Filistin’in varlığını kısıtlamak amacıyla ırk ayrımı politikalarına başvurduğunu söyledi.
Kenan Özcan

18 Ocak 2019’da Albert Long Hall’de gerçekleşen konferansta Shehaded,  ‘İnsan Hakları Ne Yapabilir? Ortak Dünyamızda Filistin’  başlıklı konuşmasına Filistin asıllı Hristiyan Arap düşünür, yazar ve aktivist Edward Said ile bir suikast sonucu öldürülen gazeteci, yazar Hrant Dink’in ortak noktalarından bahsederek başladı.

Said ve Dink’in birer aktivist olarak ortak noktalarının ‘’doğruyu söylemek’’ olduğunu vurgulayan Raja Shehadeh, Dink anısına Boğaziçi Üniversitesi tarafından düzenlenen bu konferansın ifade özgürlüğünün yok edilemeyeceğini ortaya koyduğunu belirtti.

Konuşmasında İsrail –Filistin sorunun tarihsel sürecinden önemli kesitleri dinleyicilere aktaran Shehaded, ‘’Filistin’in tarihi inkar edilen bir tarih. Bir zamanlar bu topraklarda huzur içinde yaşayan halklar şimdi birbirlerine düşman olmuş durumda. Filistinlilerin memleketimiz diyebilecekleri bir toprakları bulunmuyor. Uluslararası hukuk ve insan hakları böylesi bir durumda kendi başlarına ayakta duramazlar. Hukuku ve insan haklarını savunmak için her daim, sebatkar biçimde eylem içinde olmak gerekir. Halkların haklarını gasp ederek bunu kendi menfaatleri için kullanmak isteyecekler olacaktır. Bu nedenle aktivizm ve sürekli eylem içinde olmak önem kazanmaktadır’’ diye konuştu.

Galeri 3 Fotoğraf

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nükhet Sirman’ın konuşmacıyı sunuşu ardından sözü alan insan hakları savunucusu Raja Shehadeh, İsrail’in Kudüs ve Batı Şeria’daki haksız işgal politikasını tarihsel süreçleriyle özetledi. İsrail-Filistin sorununun çözümü için yakın tarihte düzenlenen çeşitli barış görüşmeleri ve müzakerelere bizzat katıldığını ve hukukçu olarak katkı sunduğunu anlatan Shehaded, söz konusu müzakerelerde İsrail yasa dışı yerleşimler yaratmaya devam ederken Filistinli liderlerin hukuku etkin biçimde kullanamadıkları için başarısız sonuçlar elde edildiğini ifade etti.

İsrail’in Doğu Kudüs’ün ilhakında ilhak kelimesini dahi kullanmadığını, zira resmi görüşe göre Kudüs’ün yaklaşık 3 bin yıldır İsrail’in başkenti olduğunun iddia edildiğini belirten Shehaded, Aralık 2017’de ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in resmi başkenti ilan etmesinin ardından İsrail Parlamentosu’nun da bu yönde bir kanunu geçirdiğini anımsattı.

Filistin topraklarında yaşananlar ırk ayrımcılığı

Yaşanan tarihsel süreç boyunca, İsrail’in 1948’deki kuruluşundan bu yana Filistin topraklarında yürüttüğü işgal ve ilhak politikasının bir çeşit Apartheid –ırk ayrımı politikası olduğunu belirten Raja Shehadeh, özellikle Batı Şeria’da Yahudi yerleşim alanlarını genişletmek ve Filistin’in varlığını kısıtlamak amacıyla ırk ayrımı politikalarının uygulandığını ifade etti.

İsrail’in Filistin yerleşimlerindeki işgalini ilhak değil, kamulaştırma olarak ilan ettiğini ve bu bölgeleri Filistinlilerden alarak Yahudilere devrettiğini ifade eden Raja Shehadeh, İsrail’in yalnıza ilhak etmekle kalmadığını aynı zamanda cezasız da kaldığını ve bu savaşçı yaklaşımıyla kanunları deldiğini vurguladı.

‘’Hakikatin göz ardı edilmesi bulaşıcıdır’’ diyen Shehaded kanun dışı işgal hareketinin sadece Filistin değil aynı zamanda tüm dünyanın kaybı olduğunu belirtti. ‘’Karşılaştığımız en büyük tehlike dini kitaplarda yer alan bazı iddiaların tarihsel gerçekler gibi sunulmasıdır’’ diyen Shehaded sözlerini ‘’Ancak Filistinliler’in direnci ve sebatı efsanevi bir noktada. Adalete inanan, ırkçılığa karşı olan dünyanın yer yerinden insanlar onları destekliyor. Tıpkı Hrant Dink’in cesareti ve ilkelerinin sadece Türkiye’de değil dünyanın pek çok ülkesinde devam ediyor olması gibi…’’ diyerek bitirdi.

Hrant Dink Anısına İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı’nda dinleyicilere seslenen  Rakel Dink ise ‘’Devletlerin kendi geçmişleri onları aşağıya çekiyor çünkü kendilerine bakmayı bilmiyorlar; geçmişi düzeltmek konusunda hiçbir şey yapmıyorlar. Oysa ‘Kardeşinin gözündeki çöpü çıkartmak istiyorsan önce kendi gözündeki merteği görmelisin’’ diye konuştu.

Konferans, Rakel Dink’in Raja Shehaded’e teşekkür plaketi sunmasıyla sona erdi.

Raja Shehadeh Kimdir?

İsrail’in Filistin Ramallah'ı işgal süreci ve sonrası gelen ilhak hareketinin tüm dünyaya duyurulması anlamında önemli bir figür olarak kabul edilen Shehaded, Arap-İsrail çatışmasında işgalden kurtulmuş, iki devletli bir çözümü destekleyen görüşleriyle tanınıyor. Filistinli bir Hıristiyan aileden gelen 1951, Yafa doğumlu Raja Shehadeh, Batı Şeria’nın Ramallah kentinde yaşıyor. Büyükbabası Saleem Bey, İngiliz Filistin Yönetimi mahkemelerinde bir yargıçtı. Büyük büyük amcası, gazeteci Najib Nassar, I. Dünya Savaşı'ndan önce, Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında Hayfa merkezli Al-Karmil gazetesini kurmuştu. Resmi Filistin Devleti’nin ilk vatandaşlarından biri olan babası Aziz Bey, aynı zamanda bir avukattı.

Bölgede Araplar ve Yahudiler’in eşit olarak yaşayacağı, bir federasyon fikrini savunan Shehadeh aynı zamanda, insan hakları örgütü Al-Haq'ın kurucusu ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu'nun üyesi. Uluslararası hukuk, insan hakları ve Orta Doğu hakkında pek çok kitap yazan Shehadeh’in eserleri arasında Filistin Yürüyüşleri, Evdeki Yabancılar, Bülbül Susturulduğunda, Hattın Çekildiği Yer: İşgal Altındaki Filistin'de Sınırlar, Savaş Dili, Barış Dili ve İsrail Kontrol Noktalarının Ardındaki Yaşam kitapları yer alıyor.