"İyi bir dijital okur yazar olmak için önce şüphe edin"

Yeni öğrencileri her yönden üniversite hayatına hazırlama amacıyla 19-22 Ekim 2020 tarihleri arasında düzenlenen “BÜ 101: Üniversiteyi Tanıma Dersleri”nin son gününde ders veren isimlerden biri de dijital doğrulama organizasyonu teyit.org şef editörü Gülin Çavuş oldu. “Yanlış bilgi sorunu: WhatsApp’ınıza gelen ‘İletildi’ bilgisinden hiç şüphelendiniz mi?” başlıklı sunumunda iyi bir dijital okur yazar olmanın püf noktalarını paylaşan Çavuş’a göre bilgi denetleme herkesin yapabileceği bir şey: “Sıradan bir kullanıcının yapamayacağı hiçbir şey yapmıyoruz, yeter ki şüphelenin.”

2016 yılında kurulan teyit.org kendi tanımlarıyla yaygın bilinen yanlışlardan, sosyal medyanın gündemine oturan şüpheli bilgilere, medyanın gündeme getirdiği iddialardan, şehir efsanelerine birçok alanda doğrulama yaparak internet kullanıcılarının doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan bir organizasyon. Daha önce karantina döneminde doğru bilgiye ulaşmak için neler yapılması gerektiğini konuştuğumuz teyit.org ekibinden bu defa Gülin Çavuş, Üniversiteyi Tanıma Günleri’nin konuğu oldu ve yeni Boğaziçililere yanlış bilgi sorunu karşısında yapılabilecekleri anlattı.

“Türkiye’de insanların %49’u sahte habere maruz kalıyor”

2018 Reuters Dijital Haber Raporu’na göre Türkiye’de insanların %49’unun sahte habere maruz kaldığını paylaşan Gülin Çavuş’a göre bu oranın Türkiye’de bu kadar yüksek olmasının arkasında kutuplaşma atmosferi ve medyanın da bu doğrultuda şekillenmesi yatıyor: “Aynı rapora göre Türkiye’de medyaya duyulan güven oranı da oldukça düşük. Katılımcıların %57’sinin haber almaktan kaçındığı ortaya çıkmış, çünkü haberleri doğru kaynaklardan almadıklarına inanıyorlar ve ruh hallerinin bu haberlerden çok etkilendiğini belirtiyorlar.”

Yanlış bilginin nedenleri: Filtre balonları, kapalı platformların yükselişi, botlar ve troller…

 Çavuş, yanlış bilginin yayılma yollarını ise şöyle açıklıyor:

“Twitter, Netflix, Facebook gibi her platformun kullandığı bazı algoritmalar var ve bu algoritmalar sizin neleri beğendiğinizi takip ederek karşınıza benzer içerikler çıkarıyor. Böylece o sitede daha fazla kalmanız sağlanıyor. Ancak bu sadece belirli tipte içerikler tüketmenize, yani ‘filtre balonu’ dediğimiz bir içerik alanının içine sıkışmanıza neden oluyor. Bu balonların dışına çıkmamız gerekiyor ki farklı düşüncelerle karşılaşabilelim.”

“Artık botlar ve troller dediğimiz manipülasyon araçları da çok yaygınlaştı ve neredeyse ayırt edilemez hale geldi. Bunun gibi araçlar gündemi değiştirmek, yanlış bilgi atmosferi yaratmak ya da propaganda yapmak gibi amaçlar için hükümetlerden şirketlere herkes tarafından kullanılabiliyor. Sosyal medyayı manipülasyon amacıyla kullanan devletlerin sayısı son 3 yılda %150 artış gösterdi.”

“İletildi” bilgisi yanlış bilgiyle mücadelede bir yöntem

Gülin Çavuş’a göre WhatsApp gibi kapalı platformların yaygınlaşması da yanlış bilgi sorununun yükselmesine neden oluyor: “Whatsapp ya da Messenger gibi platformlarda yayılan içeriklerin nerelerde yayıldığı hemen tespit edilemiyor ve insanlar kendilerine yakın bir grubun parçası olarak bu platformlara girdiklerini düşündükleri için buralarda yayılan bilgiye daha çok inanma eğiliminde oluyorlar. Pandemi döneminde bunun pek çok örneğine rastladık.”

Ancak bu platformlardan yayılan yanlış bilgiyle mücadele etmek de mümkün. Gülin Çavuş’un aktardığına göre, bazı WhatsApp mesajlarının üzerinde yer alan “İletildi” bilgisi o mesajın birkaç kişiden sonra size ulaştığını gösteriyor: “Üzerinde ‘İletildi’ bilgisi olan bir mesaj aldığınızda bunun doğrulanmamış bir içerik olabileceğini aklınızda bulundurun, bu mesaj birilerinin yanlış bilgileri yaymak için kullandığı bir taktik olabilir.”

“Yanlış bilgi yaymamak hem kendimiz hem çevremiz için bir sorumluluk”

Yanlış bilginin doğası gereği doğru bilgiye göre çok daha hızlı yayılabileceğini vurgulayan Gülin Çavuş, herhangi bir içeriğin doğruluğunu denetlemek için kullanılabilecek yöntemleri de Boğaziçililerle paylaştı. Çavuş’un aktardığı bu yöntemler şöyle sıralanabilir:

  • Kaynağı inceleyin: Bir bilgiyi paylaşan kişi her zaman o bilginin kaynağı olmayabilir, paylaşanın geçmişte yazdıklarına bakın. Paylaşımın ardında başka bir motivasyon olabilir, hangi amaçla paylaştığını düşünün. İlgi çekmek ya da gelir elde etmek için sizi bir ürünü satın almaya teşvik edecek bir linke yönlendiren ya da bir propagandanın parçası haline getiren bir içerik olabilir.
  • Başka kaynaklara bakın: Karşılaştığınız bir haberin başka kaynaklarda ya da haber sitelerinde olup olmadığına bakın. İçeriğin atıf yaptığı kaynakları da kontrol edin.
  • Yansız ve tarafsız olun: Yanlış bilgiye inanmanın çok sayıda psikolojik ve bilişsel faktörü var ve herkesin yapabileceği bir hata. Bir paylaşım yapmadan önce kendinize şu soruları sorun: “Bunu kendi taraflılıklarım yüzünden mi paylaşıyorum?” Kendimizi eleştirip düşünce kalıplarımızı dönüştürmeye çalıştıkça başkalarının da yanlış bilgiyi almamasını sağlarız. Bu hem kendimiz hem çevremiz için bir sorumluluk.
  • Aramalarınızı genişletin: Arama motorlarında bir şey arayacağınız zaman onu tırnak işareti içinde yazarak arayın, böylece sonuçlarınız büyük oranda süzülecektir. Ayrıca arama motorlarının belirli bir internet sitesinde ya da belirli bir dosya tipinde arama gibi özelliklerini kullanın.
  • Haber tarihini kontrol edin: Eski tarihli bir haberin güncelmiş gibi yaygınlaşmasına çok sık tanık oluyoruz. Bu yüzden mutlaka tarihleri kontrol edin.
  • Görsel araması yapın: Yanlış bilgilerin çoğu multimedya tipleriyle karşımıza çıkıyor, aslında bunu denetlemenin çok kolay bir yolu var. Google arama motoru için görsele sağ tıklayıp “Google görsellerde ara” dediğinizde o fotoğraf daha önce paylaşıldıysa karşınıza çıkar. Örneğin devam eden Azerbaycan – Ermenistan çatışmasında eski tarihli ya da Suriye gibi farklı yerlerden fotoğraflar güncelmiş gibi paylaşılıyor ve insanlarda travma yaratacak durumlara neden olabiliyor.