Kendinden sonraki çalışmalara patikalar açan bir hocaydı…

Geçtiğimiz Nisan ayında aramızdan ayrılan, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nün çok sevilen, emektar hocalarından Prof. Dr. Ferhunde Özbay, öğrencileri, meslektaşları ve dostları tarafından Boğaziçi Üniversitesi’nde anıldı.

Bu kadar başarılı bir akademisyeni anmak için en iyi yolun geride bıraktığı makaleleri ve kitapları tartışmak olduğunu söyleyen katılımcılar Ferhunde Özbay’ın hocalığından açtığı ufuklara birçok noktayı 30 yılı aşkın çalışmalarının derlendiği “Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus” kitabının ışığında konuştular.

Kimisi eski öğrencileri de olan meslektaşları ve dostlarının konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Alan Duben, Marmara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Ayşe Durakbaşa, Pennsylvania Üniversitesi Doktora Öğrencisi Tuğçe Ellialti, gazeteci Nadire Mater, Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Cenk Özbay, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nükhet Sirman ve Fatih Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Arzu Ünal Ferhunde Özbay’ın kendilerine ve Türkiye’deki sosyal bilimlere katkıları üzerine konuştular.

Açılış konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ayfer Bartu Candan, Ferhunde Özbay’ın geride herkes için bir boşluk bıraktığını fakat onu anmanın ve bu boşluğu doldurmanın en iyi yolunun onu geride bıraktığı çalışmalarıyla anımsamak olduğunu düşündüklerini belirtti. Bartu Candan, 1986 yılında lisans öğrencisiyken tanıştığı Ferhunde Özbay’ın darbenin etkilerini üzerinden atamamış bir nesil için neşe kaynağı olduğunu söyledi. Sosyolojik sorunların nasıl gündelik hayatın içerisinden çıktığını anlatan, ‘’’8 Martlarda evdeki bütün mor kıyafetlerimi giydim, taktım takıştırdım’’ diye büyük bir neşeyle derslere gelen ve tutkuyla sosyolojik araştırmanın ne olduğunu bize anlatan bir hocaydı’’ diyen Ayfer Bartu Candan, Ferhunde Özbay’ın zamanla hocası, meslektaşı ve dostu olduğunu ama her şeyden önce büyülü bir hoca olduğunu söyledi.

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Cenk Özbay, Ferhunde Özbay’ın aileyi klasik anlamıyla modern çekirdek aile olarak ele almadığından, aileyi evle, kimlerin o eve girip çıkabildiğiyle mekânsal bir tarih içerisinden ele aldığını söyledi. Cenk Özbay, mutfakların fiziksel olarak genişlemesi, stüdyo evlerin ortaya çıkışı, 5+1 evlerin yaygınlaşması, ailenin düzenlenmesi gibi birçok değişkeni hep birlikte tarihsel olarak ele alan Ferhunde Özbay’ın perspektifinin kendi erkeklik çalışmalarına da ışık tuttuğunu söyledi.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nükhet Sirman, Ferhunde Özbay’la geçmişe dayanan dostluklarından ve Özbay’ın ona kattıklarından değil kitabından bahsetmek istediğini söyleyerek konuşmasına başladı. Kitabı okurken Ferhunde Özbay’ın bir anlatı yazdığını fark ettiğini söyleyen Nükhet Sirman, “Meğer Ferhunde hep bir hikâye anlatmak istermiş bizlere” dedi. Kitabıyla da Ferhunde Özbay’ın ailenin, İstanbul’un ve İstanbul’a göçün, genç erkeklerin ve demografinin kendisinin hikâyesini anlatmak istemiş diyen Nükhet Sirman, bütün hikâyeyi anlatırken de kitabın takip ettiği dört izleğin olduğunun altını çizdi. Bu izleklerden birinin hikâyeleri her defasında baştan anlatması olduğunu söyledi. Hep hikâyenin bir başı var diyen Nükhet Sirman, Ferhunde Özbay’ın olayların her defasında tarihini anlatmaya çalıştığını söyledi. Nükhet Sirman ikinci izlek olaraksa her hikayenin bir şekilde akıntılara karşı yazılmış olmasını gösterdi. Sirman, sosyoloji teorisyenlerinin sürekli düzeni veya çatışmayı anlamaya çalıştıklarını söyledi ve Ferhunde Özbay’ın da hep çatışmayı konu edinip anlamaya ve anlatmaya çalıştığını vurguladı. Nükhet Sirman, Ferhunde Özbay’ın kitap boyunca takip ettiği üçüncü izleğin düzenden faydalananlar kadar düzenin ezdiklerini de ele alması olduğunu belirtti. Sirman, Ferhunde Özbay’ın böylece demografiden bahsederken aynı zamanda tabakalaşmadan, ezilmekten, eşitsizlikten de bahsettiğinin altını çizdi. Ferhunde Özbay’ın kitabındaki son izlekse siyasetin rolü. Nükhet Sirman, Ferhunde Özbay’ın akademik yaşamının başından itibaren siyasetin önemini anladığını belirtti ve konuşmasını sonlandırırken tüm bunlara baktığımızda Ferhunde Özbay’ın geride kalanlara siyasetin demografik sorunları ve olguları belirleme gücüne dair güçlü bir bakış açısı bıraktığını söyledi.

Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Alan Duben Ferhunde Özbay’ın çok iyi bir dost ve akademisyen olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. Ferhunde Özbay’ın hayata ve yaptığı çalışmalara yaklaşımının insani, araştırdığı kesimlere baktığımızdaysa araştırmalarının sosyal vicdanın bir parçası olarak görebileceğimizi söyledi. Ferhunde Özbay için demografi çalışmalarının bir araç olduğunu söyleyen Duben, bu araçla birlikte Ferhunde Özbay’ın toplumsal cinsiyet, eşitsizlikler, yaş, ekonomik gelişme, şehir yaşantısı ve devleti tartışmaya açtığının altını çizdi. “Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus” kitabına baktığımızda da Ferhunde Özbay’ın bunu karşılaştırmalı ve tarihsel bir perspektifle kitabında ele aldığını görebileceğimizi söyledi.
Ardından konuşan Marmara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşe Durakbaşa, Ferhunde Özbay’ın her zaman sosyal bilimlerin eleştirel tavrını kullanarak bilimsel bir söz söylemeye çalışan feminist bir akademisyen olduğunu belirtti. Bilimsel anlamda her zaman cömertçe farklı bakış açıları sunan Ferhunde Özbay’ın kendinden sonrakiler için çalışmalarıyla patikalar açtığını söyleyen Durakbaşa, geride kalanların Ferhunde Özbay’ı anmak için yapabilecekleri en iyi şeyin bu patikalardan geçerek daha nitelikli çalışmalara adım atmak olduğunu belirtti.

Pennsylvania Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora adayı olan Ferhunde Özbay’ın eski öğrencilerinden Tuğçe Ellialtı, Ferhunde Özbay’ın her zaman samimiyetle yaklaştığı öğrencilerinden hiç sakınmadığı entelektüel cömertliğinin kendi yaşantısında ve çalışmalarında çok önemli olduğunu belirtti.

Tuğçe Ellialtı’nın ardından söz alan gazeteci Nadire Mater, Ferhunde Özbay’la bir kadın grubu içerisinde tanışma fırsatı bulduğundan ve tanışmalarının ardından 18 yıl boyunca ‘’Türkiye’de yaşananlara nasıl müdahale edebiliriz’’ diye hep birlikte kafa yorduklarından bahsetti. Ferhunde Özbay’ın her zaman kurduğu ilişkilerde kendisini görünmez kılıp karşı tarafı daha değerli hissettirdiğinden bahseden Mater, bunun Ferhunde Özbay’ı farklı kılan şey olduğunun altını çizdi.

Haber: Ronay Bakan/Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Ali Özlüer