Marvin projesiyle güvenli araç kullanımı için akıllı çözümler

Boğaziçili mezun ve öğrencilerinin hazırladıkları, araç hareketlerini üç boyutta analiz ederek sürücülerin ne kadar güvenli araç kullandıklarını ölçen akıllı bir sistem olan Marvin projesi, Türk Telekom’un öncülüğünde gerçekleşen Pilott yarışmasında birincilik ödülünü aldı. Projenin 2015 yılının ilk çeyreğinde piyasaya sürülmesi hedefleniyor. Marvin’in kurucularından, Boğaziçi Üniversitesi mezunu (2012) İlteber Kaan Keleş, BÜMED Dergi’nin Ocak 2014 sayısında yer alan söyleşide projeyi anlattı.

Pilott projesi kapsamında birincilik elde eden çalışmanızın genel niteliği, hedefi ve ekipte yer alan kişiler ile ilgili bilgi alabilir miyiz?

 Marvin araç hareketlerini üç boyutta analiz ederek sürücülerin ne kadar güvenli araç kullandıklarını ölçen akıllı bir sistem. Araca kolayca takılan kredi kartı boyutlarındaki bir cihaz aracılığıyla sürücülerin trafikteki davranışlarını değerlendiren Marvin, onlara farklı kategorilerde puan ve geri bildirimler sağlayarak nasıl daha iyi sürücü olabileceklerini gösteriyor. Aynı zamanda bir kaza olduğunda kazayı zaman kaybı olmadan analiz ederek can kayıplarını ve anlaşmazlıkları minimuma indirmeyi hedefliyor. Hem ülkemizde hem dünyada trafik kazalarının ne denli büyük bir mal ve can kaybı sebebi olduğunu düşündüğümüzde Marvin’in ve benzer uygulamaların zararları önlemede ne denli önemli olabileceğini görüyoruz. Marvin projesiyle Türkiye’den globalde başarıya ulaşmış, farklı ülkelerdeki kullanıcılara başarıyla hizmet veren bir teknoloji şirketi olmayı hedefliyor ve bu doğrultuda çalışıyoruz.

Kurucu ekibimiz çoğunluğu Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden olmak üzere Mühendislik Fakültesi öğrencilerinden oluşuyor. Zahid Sağıroğlu ‘12 ve Serhat İşcan ‘13 Elektrik Elektronik mezunu ve halen bu bölümde yüksek lisanslarına devam ediyorlar. Zahid mezuniyetinde bölümü ve Mühendislik Fakültesi’nden “En İyi Bitirme Projesi” ödüllerini almıştı. Cihaz ve yazılım geliştirme faaliyetlerini diğer takım arkadaşlarıyla birlikte yürütmekteler. Ben ise İnşaat Mühendisliği mezunuyum ve BUYAP’ın eski başkanlarındanım. Projenin iş geliştirme ve finans alanlarında görev alıyorum. Kurucu ekip haricinde yine mühendislikte eğitimlerine devam eden takım arkadaşlarımız da bulunmakta: Ogün Kırmemiş ve Mustafa Aşıroğlu. Boğaziçililerin bir arada olduğu ekibimiz, çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmekte.

 

Projede prototipler hazırlandı ve alfa testleri başarıyla tamamlandı. Önümüzdeki süreçte ilk kullanıcılarımızın katılacağı uygulamada Marvin’in 200 araçta Beta testlerini yürütüyor olacağız. 2015 ilk çeyrekte ürünü piyasaya sürmeyi planlıyoruz. Katıldığımız yarışmalar ve yaptığımız görüşmeler sonucunda hem yurtiçi hem de yurtdışından pek çok müşteri edindik. Projeye yurtdışında da ciddi ilgi görmek bizleri çok memnun etti. Buralardan yürüteceğimiz ilk satışlar neticesinde projeyi daha doğru konuşlandırabileceğimizi düşünüyoruz. 

Diğer projeler arasından sıyrılarak birincilik alan projenizin size göre diğerlerine göre özgünlük yarattığı yaklaşım neydi?

Pilott girişimleri hızlandırma programı yaklaşık 400 başvuru arasından 3 aylık final programına kabul ettiği 10 girişimi eğitimler ve sürekli mentorluk ile mantıklı bir iş modeline ulaştırmak için destekliyor. Programın sonunda Türk Telekom üst düzey yöneticileri girişimleri ulaştıkları noktada başarılı bir girişimin sahip olması gereken özelliklere ve 3 ayda gösterilen ilerlemeye göre değerlendiriyor. Finale kalan 10 proje yazılım, donanım, e-ticaret, mobil uygulama gibi farklı alanlardan çok değerli girişimlerdi. Hatta bazıları ürünlerini tamamen hazırlamıştı ve ciddi sayıda aktif kullanıcıya sahiplerdi. Pilott programının başında elimizde test edilmemiş bir iş modeli ve ön prototip aşamasında bir teknik geliştirme vardı. Ancak bu üç ay içerisinde hem prototipimizi hazır hale getirdik hem de pek çok farklı sektördeki üst düzey yöneticilerle görüşerek iş modelimizi oturttuk. Üç aylık süreçte katettiğimiz bu yol, projemizin özgünlüğü ve uluslararası alandaki potansiyeli bizi bir adım önce geçirdi diye düşünüyoruz.

Son yıllarda hız kazanan girişimcilik programlarını ve çabalarını düşündüğünüzde, doğru çalışmaların doğru destekçileri ile buluşması için neler yapılabilir,  yurtdışındaki ve ülkemizde yaklaşımı  nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde bu yönde çalışmaların hızlandığını görmek sevindirici, bu konudaki farkındalık her geçen gün artıyor. Ancak birçok yönden alınması gereken daha çok yol var. Öncelikle kurumların bakış açısının gençlere destek, sosyal sorumluluk, PR odağından iş ortaklığı yaklaşımına geçmesi gerekiyor. Pek çok firma veya firma yöneticileri farklı ortamlarda “girişimcilere verilmesi gereken önemi” dile getirmekte, ancak bu konuşmalardan öteye geçememekte. Bugün Türkiye’de bir çok startup birçok kurumsal firmanın iş/çözüm ortağı, ürünü olabilecekken, firmalara kendilerini kabul ettiremedikleri için yeni pazarlar yaratmaya çalışırken batıyor. Özellikle Silikon Vadisi’nde bu yaklaşımın tam tersi olduğunu görüyoruz. Büyük firmalar, milyar dolarlık değerlemelere ulaşmış eski startuplar genç şirketlerin ürün ve hizmetlerini alarak, onlara yatırım yaparak ya da onları satın alarak girişimlerin yenilikçi bakış açılarından, dinamik ekiplerinden faydalanabiliyorlar. Bu yaklaşım yüksek değerlemeler, karlı exit’lerin bir sonucu olarak yatırımcıları cezbediyor ve yeni girişimler bu beklentiler ışığında nakite daha kolay ulaşarak deneme yanılma süreçlerini çok daha hızlı geçirebiliyorlar. Orada kendisini besleyen bir sistem oluşmuş diyebiliriz. Ancak Türkiye’deki şirketlerin startuplara desteği ve işbirlikteliği “sosyal sorumluluk”tan öteye gidemediğinden hem girişimciler yeterli müşteriyi ve yatırımı bulamıyor, hem de uzun vadede yatırımcılar “exit” göremediklerinden yeni girişimlere yatırım yapacak fon oluşturamıyorlar. Piyasanın girişimlere olan bakışını değiştirerek bu tablonun değiştirilmesi gerekmekte diye düşünüyoruz.Pilott programı dışında başka nerelerden ödüller/ destekler aldınız?

Marvin’in çalışmalarına Teydeb 1512 Girişimcilik Aşamalı Destek Programı Kapsamı’nda TÜBİTAK’tan 100 bin TL’lik hibe alarak başlamıştık. Yaklaşık 1200 proje arasından hibe desteği kazanan 100 projeden birisiydik. Sonrasında KOSGEB’den de finansal destek alarak bu aşamaya kadar gelebildik.

Türk Telekom Pilott süreci bizim için çok önemli bir adımdı. Pilott’ta 400 proje arasından 1. seçilerek hem Silikon Vadisi’ne seyahate katılmamız hem de hibe desteği almamız ile pek çok mecrada adımızı duyurmaya başladık. Takip eden süreçte farklı yarışma ve organizasyonlardan davetler aldık. Bunların içerisinde uluslararası bir yarışma olan Get in the Ring - Global Startup Challenge’da Türkiye’de birinci seçildik ve Rotterdam’daki finalde de Global Inovasyon Ödülü’ne layık görüldük. Onlarca uluslararası startup arasından sıyrılarak bu ödülü almamız bizim için çok değerli bir başarıydı. Bunların yanı sıra Intel’in düzenlemiş olduğu donanım tabanlı bir startup yarışması olan Intel Challenge’da da Türkiye ikinciliğine layık görüldük.

Bilgi için: www.drivemarvin.com - @drivemarvin

Söyleşi: Emine Çavak /BÜMED Dergi