Nefret Söylemi Sosyal Medyada Gittikçe Büyüyor

‘’Medyada Ayrımcılık ve Nefret’’ paneli Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Panele İrlanda Ulusal Üniversitesi’nden Dr. Gavan Titley ve Uluslararası Siber Nefretle Mücadele Ağı’ndan Ronald Eissens konuşmacı olarak katıldı.
Dr. Gavan Titley

Ronald Eissens

Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Hrant Dink Vakfı ve nefretsoylemi.org tarafından 23 Ekim tarihinde ‘Medyada Ayrımcılık ve Nefret Paneli’ düzenlendi. Hrant Dink Vakfı’nın 2009’dan beri sürdürdüğü ‘’Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi’’ projesi kapsamında bu yıl düzenlediği ilk etkinlik olan panele İrlanda Ulusal Üniversitesi’nden Dr. Gavan Titley ve Uluslararası Siber Nefretle Mücadele Ağı’ndan Ronald Eissens konuşmacı olarak katıldı. Galatasaray Üniversitesi’nden Dr. İdil Engindeniz’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde sosyal medyada farklılıkların temsili ve ayrımcılık konularına değinildi ve Batı Avrupa’dan örnekler sunuldu.

‘’Nefret söylemi çoğu zaman sevgi beyanıyla başlar’’

Nefret söyleminin çoğu zaman bir sevgi beyanı ile başladığına dikkat çeken Gavan Titley, nefretin toplumsal anlamda  'Ben onlardan nefret etmiyorum ama bana şunu yaptılar’’ söylemiyle yaratıldığını belirtti.

Gavan Titley, konuşmasında nefret söyleminin dayandığı politik, kamusal ve dilsel bağlamlara odaklandı. Titley, nefret söyleminin özgürlüklerle birlikte yaygınlaştığı tarihsel süreci değerlendirerek; günümüzde sosyal medyanın etkisiyle nasıl bir noktaya gelindiğini değerlendirdi. Sosyal medyanın aslında gerçek dünyayı yansıttığını söyleyen Titley, sosyal medyadaki ilişkilerin toplumu da yeniden şekillendirdiğini belirtti. Bu yüzden özellikle politikacıların ve haber kuruluşlarının sosyal medyadaki ifadelerinin doğrudan nefret söylemi içermese de toplumda nefret söylemine yol açan ayrımcı ifadelere sebep olduğunu anlattı. Titley, eski ve yeni medya sistemlerinin nefret söylemi ya da nefret söylemine yol açan ifadeleri sıkça ve tekrar dolaşıma soktuğunun farkında olmamız gerektiğini vurguladı.

Panele Skype bağlantısı ile katılan Ronald Eissens ise, konuşmasına sözcüklerin felâketler yaratabilecek güçte olduğuna dikkat çekerek başladı. Nefret söylemini benimseyenlerin internette de büyük rol oynadığını söyleyen Eissens, 1992’den beri interneti kullanan Neonaziler örneğini verdi. İnternette nefret söylemine başvuran sitelerin yok edilmesinin çok zor olduğunu belirten Eissens, bunların azaltılması için neler yapılması gerektiğini değindi. Uluslararası Siber Nefretle Mücadele Ağı olarak nefret söylemi içeren 23 binden fazla ifadeyi yayından kaldırıp 165 kişinin bu sebeple hüküm giymesini sağlamalarının yanı sıra çevrimdışı olarak eğitimsel faaliyetler ve yayınlar yaptıklarını anlatan konuşmacı, yeni neslin önyargıdan ve nefret söyleminden uzak büyüyebilmesi adına herkesin gayret göstermesi gerektiğine vurgu yaptı.

Haber: Elif Turhan, Naz Vardar /Kurumsal İletişim Ofisi

  • Ronald Eissens