Öğrenciler hayallerini sosyal sorumluluk projelerine dönüştürdü

Miami’de gerçekleştirilen Clinton Global Initiative University 2015 Zirvesi’nde Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri Türkiye’yi temsil etti

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ofisi Direktörü Ece Günay ve Bill Clinton
BOUNav projesinden Doğa Doğan ve Bill Clinton

Eski Amerikan Başkanlarından Bill Clinton tarafından tüm dünyadaki geleceğin liderlerini bir araya getirmek için 2007’de kurulan Global Clinton Initiative University (GCIU)  2008’den bu yana dünyanın farklı ülkelerinden sosyal sorumluluk projeleri geliştiren öğrencileri buluşturuyor. Eğitim, çevre ve iklim değişikliği, yoksulluğun azaltılması, barış ve insan hakları, halk sağlığı üzerine sosyal sorumluluk projelerinin sunulduğu bu zirveye bu yıl Türkiye’den sadece Boğaziçi Üniversitesi katıldı.

Stanford, Yale, Berkeley, MIT gibi Amerikan üniversitelerinin ağırlıklı yer aldığı programda Türkiye’nin tek temsilcisi olan Boğaziçi Üniversitesi ilk kez 2014 yılında tek projeyle katıldığı zirvede bu yıl 10 öğrenciden dört projeyle yer aldı.

6-8 Mart 2015 tarihlerinde Miami’de gerçekleştirilen zirveye Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden Mustafa Doğa Doğan, Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünden Adalet Eroğlu ve Psikoloji bölümünden Elif Gizem Kain’den oluşan ekip görme engellilerin üniversite içinde sesli uyarılarla rahat bir şekilde hareket etmesini sağlamak üzere geliştirdikleri BOUNav projesiyle yer alırken Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğrencileri Sevgi Yurttaş, Elif Şentürk (Matematik Öğretmenliği) ve Fizik bölümü öğrencisi Suat Dönertaş ise cezaevlerindeki LGBTİ bireyler üzerine hazırladıkları sosyal sorumluluk projesini sundular.

Boğaziçi Üniversitesi’nden Miami’deki zirveye katılan bir başka proje ise Ekonomi bölümü öğrencisi Özgecan Yazar’ın sürdürülebilirlik üzerine hazırladığı çalışma oldu. Fatma Merve Gürbüzkol (İlköğretim Matematik Öğretmenliği), Hilal Altunay ve Özge Gökler (Okul Öncesi Öğretmenliği) ise Türkiye’deki hapishanelerde kadın mahkûmların çocuklarının eğitimi konusunda geliştirdikleri projeyle zirvenin katılımcıları arasında yer aldı.

Global Clinton Initiative University (GCIU) Zirvesi’ne katılan ve Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde geliştirilen sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi aldık.

Görme engelli öğrenciler için mobil navigasyon sistemi (BOUNav)

Görme Engelli Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri için mobil navigasyon sistemi olarak geliştirilen bu projenin ortaya çıkış aşamasını proje ekibinden Doğa Doğan şöyle anlatıyor: “Bir gün yemekhaneye giderken görme engelli bir arkadaşımızın da yemekhanenin kapısından girmeye çalıştığını gördüm, fakat kapıyı bulmakta zorluk çekiyordu ve başka birisinin yardımı olmadan içeri giremedi. Bu duruma karşı kendimi sorumlu hissettim”.

Bu proje ile görme engelli arkadaşlarının özgürlüğünü biraz daha genişletip, onları bağımsızlaştırmak istediklerini belirten Doğan, projeyi geliştirirken önce bir kameradan alınan görüntüler yardımıyla etraf hakkında bilgi veren bir gözlük tasarlamayı düşündüklerini; ardından bu projeyi geliştirmek için GETEM’e başvurduklarını belirtiyor.

Bluetooth Low Energy teknolojisi (BLE) ve kulaklıklar yardımıyla engelli öğrenci yürürken etrafındaki bina ve diğer yapıları betimleyen ve bunun yanı sıra istenilen bir konuma sesli yön tarifi verebilen bu proje ile engelli öğrencilerin yaşam koşullarını iyileştirmeyi, kampüsteki navigasyon ve eğitim olanaklarını kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten BOUNav ekibi, kadınlara sosyal haklar tanınmasından, okyanus dalgasından enerji ve temiz su üretimine kadar birçok projenin yer aldığı uluslararası zirvede kendi projelerini sergileme fırsatı buldu. Burada akıcı İngilizceleri ile takdir toplayan BOUNav ekibi, Boğaziçi’li olmanın avantajını yaşadı. Bu sene projelerini uygulamayı isteyen öğrenciler, gelecek senelerde mentor’luk yapmayı hedefliyor.  

 BOUNav nasıl çalışır?

Kuzey Kampüsteki tüm binalar ve tüm kapılar kablosuz beacon’lar (işaretçiler) ile işaretlenir. BOUNav mobil uygulaması, BLE teknolojisini kullanarak bu beacon’lar ile iletişim kuruyor ve öğrencinin kampüs içerisindeki yerini belirliyor. “Kütüphaneye yaklaşıyorsunuz“ ve “New Hall 50 metre uzaklıkta saat 10 yönünde“ gibi sesli olarak öğrencinin çevresindeki yapıları bildiriyor. Ayrıca öğrenci, "kütüphaneye götür" veya “lavabo nerede?” gibi sesli komutlar da verebiliyor. Etrafta öğrencilerin dikkatli olması gereken bir sokak inşaatı veya bir kazı çalışması olduğunda bir uyarı sistemi planlanıyor.  Ayrıca BOUNav herhangi bir yerde düzenleme yol, çalışması gibi şeyler olması durumunda öğrencileri uyarmak adına bu bölgelere de beacon’lar yerleştirip ses ve titreşim uyarıları göndermeyi planlıyor. Projenin uygulamaya aktarılmasıyla birlikte sınıflardaki panoları da işaretlenerek, afişleri asan kulüplerin onları okuması gibi bir yardımla, panonun yakınına gelen biri o afişte neler olduğunu sesli olarak öğrenebilecek.

Cezaevindeki LGBTİ bireyler projesi (Rainbow Behind The Wall)

Cezaevlerinde LGBTİ bireylerin karşılaştığı sorunlardan ilham alınarak tasarlanmış olan proje ise; heteroseksüel mahkumlarla iç içe olan LGBTİ bireyleri ve cinsiyet değiştirme ameliyatı olmuş, ayrı bir koğuşa konmuş transseksüelleri iki farklı alanda ele alıyor. Farklı koğuşlara konulmuş transseksüel bireyler, cezaevinde de çevreden izole bir yaşam sürüyorlar.  Bu proje ile ekip, seminerler yardımıyla önyargıları kırmaya yardımcı olarak heteroseksüel ve transseksüel koğuşların birleştirilmesini amaçlıyor. Türkiye’deki cezaevlerinde şu an bir transseksüel koğuşu bulunmadığı için projenin ilk kolu yurtdışındaki cezaevlerine yönelik bir taslak olarak hazırlanmış. Projenin diğer bir ayağı olarak cezaevlerindeki koğuşlarda heteroseksüel bireylerle beraber yaşayan LGBTİ bireylerin maruz kaldığı aşağılanma, ötekileştirme ve cinsel istismar sorunlarına yönelik başta seminerler, sonrasında yaratıcı drama ve tiyatro etkinlikleri ile paylaşımın arttırılması hedefleniyor. CGIU’ya katılan ekipten Sevgi Yurttaş izlenimlerini şöyle aktarıyor: “Bu sorunun Türkiye’de diğer yerlere göre çok daha sancılı bir süreçte olduğunu anlamamıza yol açtı. İletişim kurduğumuz diğer proje sahipleri Türkiye’de cinsel yönelim, cinsel kimlikle ilgili önyargıları ve muhafazakârlığı şaşkınlıkla karşıladılar açıkçası; bunu görmek de bizlere aşmamız gereken daha ne kadar önyargı olduğunu tekrar hatırlattı’’.

‘’Etkinlikten dönülmesinin ardından CGIU’da proje yapanlardan bir Columbia University lisansüstü öğrencisi, Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaret etti. New York’taki hapishane mahkûmları için bir sosyal sorumluluk projesi başlatacak olan öğrenci ile benzer bir proje yürüten arkadaşımız Rainbow Behind The Wall ekibi ile konuşup ilham aldılar’’.

Sürdürülebilirlik Projesi

Özgecan Yazar tarafından planlanan bu proje ise okula içilebilir su muslukları yapılarak hem öğrencilerin su ihtiyaçlarının ücretsiz olarak karşılanmasını hem de plastik şişelerin kullanımının azaltılmasıyla sürdürülebilirliğin arttırılmasını hedefliyor. Ayrıca okuldaki geri dönüşüm faaliyetleri arttırılarak, bireylerin daha fazla bilgi ve hassasiyet sahibi olması amaçlanıyor.

Özgecan, ABD’deki gözlemlerini şöyle paylaşıyor: “Konferansta çevrelerindeki toplum için yaratıcı projeler yapan diğer öğrencilerle ve bunu daha üst boyuta taşımış olan profesyoneller veya ödül sahipleriyle bir arada olmak ilham vericiydi. Projem hala tasarım aşamasında olsa da, ulaşıldığını gördüğüm etkileyici sonuçlar beni süreci hızlandırmak ve projeyi gerçekten hayata geçirmek için motive etti’’.

 Haber: Elif Turhan/Kurumsal İletişim Ofisi

  • Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ofisi Direktörü Ece Günay ve Bill Clinton
  • BOUNav projesinden Doğa Doğan ve Bill Clinton