Pandemi engelleyemedi; kulüp etkinlikleri dijitale kaydı

Covid-19 salgını Boğaziçi Üniversitesi kampüslerine ruh ve dinamizm katan öğrenci kulüplerinin faaliyetlerini önemli ölçüde etkiledi. Kampüsler pandeminin ilk haftalarından itibaren sessizliğe büründü. Bununla birlikte bu süreçteki etkinliklerini yaratıcı bir boyuta taşıyan çok sayıda kulüp yeni mecralar bularak takipçileriyle buluşmaya devam ediyor. Etkinliklerine ara vermeyen öğrenci kulüplerinden bazıları bu dönem yaptıkları çalışmaları Boğaziçi’nden Haberler ile paylaştı.

Türkiye’nin en köklü üniversite fotoğrafçılık kulübü olan BÜFOK, fotoğraf dünyasından önde gelen isimleri çevrimiçi etkinliklerde ağırladı. Bilim Kulübü normal şartlarda ulaşmanın zor olabileceği pek çok konuşmacıya çevrimiçi ortamda daha rahat ulaşarak etkinliklerine konuk etti. Gastronomi ve Degüstasyon Kulübü farklı mutfaklar ve lezzetler peşinde etkinliklerini dijitale taşıyarak Zoom’da aşçılık atölyeleri düzenledi. Sosyal Hizmet Kulübü çevrimiçi olarak çeşitli gönüllülük eğitimleri ve çocuk hakları konulu atölyeler gerçekleştirdi. Yapı Kulübü ise çevrimiçi seminer ve yarışmaların yanı sıra eğitimin kısıtlı imkânlarla yapıldığı bölgelere yeni okullar inşa edilmesi için çalışmalarını sürdürdü. Sinema Kulübü sektörden konuklarla söyleşilerini sürdürürken dünya çapında yönetmen Issac Nabwana’yı konuk etti, Folklor Kulübü sahne performanslarını dijitalde sürdürürken farklı format ve dil arayışlarına yöneldi. Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları ise çalışmalarını uzaktan eğitim modeline adapte etmek isteyen pek çok tiyatro topluluğuna yol gösterici çalışmalara imza attı.

Boğaziçi’ndeki öğrenci kulüplerinin temsilcileri fiziksel kısıtlara rağmen etkinliklerine nasıl devam ettiklerini; neler yaptıklarını ve önümüzdeki döneme dair projelerini Boğaziçi’nden Haberler’e anlattı.

Özgür Kaan Varlık / Fotoğrafçılık Kulübü Başkanı:

‘’Evde kalıyor olmak fotoğrafa ve fotoğrafçılığa olan tutkuya engel değil’’

Aslında bahar döneminde biz de bütün kulüpler gibi pandeminin sonuçlarına hazırlıksız yakalanmış bulunduk. Ancak yeni dönem öncesi yönetim kurulumuzun motivasyonu oldukça yüksekti, çünkü hepimiz fotoğrafçılığı çok seviyorduk ve kulüp ruhunu bir şekilde devam ettirebilmek istiyorduk. Bunun yanı sıra, her ne kadar kulübümüzde gezilerimizin ve sergilerimizin çok önemli bir yeri olsa da söyleşi, atölye, eğitim vb. etkinliklerimizi çevrimiçi bir platform üzerinden de gerçekleştirebileceğimize inandık.

Tabii ki eskisi gibi bir arada olmanın yerini tutmayacaktı, ama biliyorduk ki bizi destekleyenlere, takip edenlere çevrimiçi olarak da olsa ulaşabilirdik ve hâlâ onlara fotoğrafçılığa bir şeyler katabilirdik. Bu doğrultuda çalışmalarımıza başladık. Alanında öne çıkan, deneyimli ve çalışmalarını beğendiğimiz fotoğrafçılarla iletişime geçtik. BÜFOK olarak, okul dışı camiasında tanınmamızın, Türkiye’nin en köklü üniversite fotoğrafçılık kulübü olmamızın da getirisiyle çok değerli fotoğrafçılardan etkinliklerimize katılımlarına yönelik hep olumlu dönüşler alabildik. "Ufuk Akarı ile Sokak Fotoğrafını Anlamak", "Murat Germen ile Belgesel Fotoğrafta Gösterim Arayışları", "Hakan Hatay ile Uzun Pozlama Eğitimi" ve "Yıldız Pozlama Eğitimi", "Ramiz Şahin ile Still Life Atölyesi", "Dilan Bozyel ile Otoportre Atölyesi" ve "Mobil Fotoğrafçılık Atölyesi", “Mustafa Seven ile Söyleşi” bu dönemde gerçekleştirdiğimiz etkinliklerden sadece bazıları. Bunun yanı sıra yönetim kurulu olarak üyelerimize 20 kişiyi geçmeyen Zoom seansları üzerinden 20'ye yakın dijital ve analog fotoğraf makinesi eğitimi verdik. Bu sene ilk defa gerçekleştirdiğimiz yılbaşı turnuvamız da şu an Instagram hesabımız üzerinden devam etmekte.

Bizler nerdeyse 700 kişilik kocaman bir aileyiz ve her yıl bu sayı katlanarak artıyor. Sadece okuldan değil, okul dışından da bu alana ilgisi olanlar tarafından tanınıyor, etkinliklerimizi okul dışına da açma adına talepler alıyoruz. Sadece okulla sınırlı kalmayıp, başka yerlerden bir sürü insanın ilgisini çekiyor olmak gurur verici. Evet, pandemi süreci zor, herkesi farklı etkiliyor ve yıpratıyor, ama biz fotoğrafa ve fotoğrafçılığa olan tutkuyu bir kaçış olarak görüyor, evde kalıyor olmanın buna engel olmadığını biliyoruz ve bu tutkuyu üyelerimizle paylaşmaktan sürekli daha fazla motive oluyoruz.

Maalesef pandeminin etkileri halen yoğun olarak hissediliyor ve önümüzdeki dönemi de üniversitemizden uzakta geçirebiliriz gibi gözüküyor. Bizler bu dönemi fotoğraf düzenleme üzerine eğitimlerimiz, su altı fotoğrafçılığı üzerine bir söyleşi ve yemek fotoğrafçılığı üzerine bir çalışma gerçekleştirerek bitireceğiz, detayları şimdilik bende kalsın, fakat yine üyelerimizin ilgisini çekecek etkinlikler olacağına inancım tam. Bunun yanı sıra fanzinimiz üzerine çalışmalarımız devam etmekte. Teması “mesafe” olan fanzinimiz, bizim kulüp olarak bugünlerden yadigâr bırakacağımız ve geleceğe kanıt olarak sunacağımız bir fotoğraf albümü niteliği taşıyor olacak. Tabii ki önümüzdeki dönem de yine alanında öne çıkan fotoğrafçıları ağırlamak ve üyelerimizi fotoğrafçılığa dair farklı alanlarda eğitmek öncelikli amaçlarımız. Her ne kadar üyelerimizle yüz yüze görüşmek, sergilerimizi gerçekleştirmek, tekrardan gezilerimizi yapabilmek istesek de önceliğimiz her zaman sağlık. Bu nedenle umuyoruz ki yakın zamanda her şey daha iyiye gider ve tekrar kampüste buluşabiliriz, fakat o zamana dek biz çevrimiçi olarak üyelerimize bir tutam olsun mutluluk katmaya ve bilgilerimizi aktarmaya devam ediyor olacağız.

Kaan Hacıhaliloğlu / Bilim Kulübü Başkanı:

‘’Ulaşmanın zor olduğu isimlerle çevrimiçi etkinliklerde buluştuk’’

Öğrenci kulüplerinin en büyük katkısı, bizi bir amaç çerçevesinde bir araya getirmesi ve yeni insanlar tanımamızı sağlayan sosyal bir ortam oluşturması.  Normal dönemdeki kadar olmasa da evden çıkamadığımız şu günlerde, her hafta düzenlediğimiz kurul toplantılarımızla Bilim Kulübü’nün faaliyetlerine devam etmesini sağlıyoruz. Bilim Kulübü olarak etkinliklerimizin temelinde bilimin çeşitli alanlarına ilgili ve meraklı olan kişilerle alanında uzman kişileri bir araya getirme amacı vardır. Bu noktada pandeminin bizim açımızdan en büyük avantajı, normal şartlarda okulumuza davet etsek de olumlu cevap alma ihtimalimizin düşük olduğu kişilerle çevrimiçi ortamda buluşmalar düzenleyebiliyor olmamız oldu. Bu süreçte şimdiye kadar kurullarımızın kendi aralarında düzenlediği; Evrimiçi Sohbetler, MathTalks, Saçma Soru Seansı, Fizikte Gelecek Konuşmaları, BioTalks etkinliklerimizin dışında Nörobilim Günleri, Kimya Günleri, Evrim Dersleri, Astronomi Günleri gibi büyük çaplı etkinlikler yaptık.

Önümüzdeki süreçte biz de herkes gibi okulumuza dönüp etkinliklerimizi yüz yüze yapmayı umuyoruz. Fakat gidişat pek o yönde olmadığından biz de bu dönemi nasıl en verimli şekilde geçiririz diye düşünerek krizi fırsata çevirecek nitelikte etkinlik planları yapıyoruz. Astronomi, Biyoloji, Evrim Ağacı, Fizik, Kimya, Matematik kurullarımızın düzenli olarak yaptığı toplantılar haricinde Yönetim Kurulu olarak da sık sık bir araya gelerek planlarımızı konuşuyoruz. Yeni etkinliklerimiz için takipte kalın.

Asya Özcan / Boğaziçi Üniversitesi Gastronomi ve Degüstasyon Kulübü (BuGusto) Başkan Yardımcısı

‘’Zoom’da ünlü şeflerden aşçılık öğrendik’’

Çok sevdiğimiz ve büyük emekler vererek yürüttüğümüz kulüp faaliyetlerini bu dönemde de devam ettirmeyi çok istedik. Çünkü BuGusto ailesi olarak aynı sofra etrafında buluşmayı, birlikte pişirmeyi çok seviyoruz; yeme-içme konusunda birbirimizden öğreneceğimiz çok şey olduğuna inanıyoruz. Okulumuzun öğrencileri ile yeme-içme alanında uzman kişileri bir araya getirme konusunda bir köprü görevi görüyoruz, bu da bizi çok mutlu ediyor.

Biz BuGusto olarak her sene gerçekleştirdiğimiz fiziksel etkinlikleri dijitale uyarladık. Pandeminin başlarında organizasyon yapmak çok zor bir işken mutlaka bir şeyler yapmalıyız diye düşünüp Instagram'da "Butik Pazartesi" konsepti ile öğrencilerle bir araya geldik. 12 hafta boyunca her hafta bir konsept duyurup (örneğin 1. hafta: ekmek, 2. hafta: zeytinyağlılar vs.) herkesin kendi mutfağında pişirdiklerinin fotoğrafını çekip @bugusto'yu etiketleyerek paylaşmasını istedik. Gerçekten 12 hafta boyunca hiç azalmayan inanılmaz bir katılım oldu. Bir şekilde faaliyete devam edebilmek bizi çok mutlu etti.

Şu an normal şartlarda restorana gidip yaptığımız tadım etkinliklerini Zoom üzerinden gerçekleştiriyoruz. Kargo gönderimine uygun yemekleri katılımcıların evlerine kadar ulaştırıyoruz, tadım saatinde de Zoom platformunda restoranın yetkilisi/şefi ile buluşup eş zamanlı bir söyleşi-tadım etkinliği yapabiliyoruz.

Normalde okulda yarı profesyonel, 16-18 kişilik bir eğitim mutfağımız var. Şu an pandemi şartlarından dolayı bu mutfağı kullanamıyoruz ancak aşçılık atölyelerimize de evlerimizden devam ediyoruz. Bir atölye menüsü belirledikten sonra atölye saatinde yine Zoom üzerinden bir araya gelip şef önderliğinde hep birlikte yemek pişiriyoruz. Dijitalin tek farkı katılımcıların aynı mutfakta bulunmuyor olması ancak fiziksel anlamda bir arada olmasak da birlikte pişirmek müthiş keyifli.

Yine alanında uzman kişiler ile içecek tadımları, yemek fotoğrafçılığı atölyeleri, söyleşiler, paneller düzenlemeye de devam ediyoruz. En yakın etkinliklerden bahsetmem gerekirse geçtiğimiz hafta bir "bean to bar" çikolata tadımıMezopotamya mutfağı tarihi üzerine bir söyleşi ve 22 Aralık'ta da bir Zeytinyağı Paneli gerçekleştirdik. Haftada yaklaşık 3 etkinlik gerçekleştiriyoruz. Bu düzenli etkinlikler haricinde 2021 Ocak ayında faaliyete geçirmeyi planladığımız bir blog projemiz var.

Mithatcan Yıldırım – Asena Arslan / Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü (BUSOS) Başkanları

“Gönüllülük eğitimleri aldık, çevrimiçi atölyeler düzenledik”

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü olarak bizler sivil toplumun gücüne inanan, insan haklarına dayanan ve hak temelli gönüllülük süreçleri işletiyorduk. Bu sürecin başında motivasyonumuz azalsa da zamanla iş birliği içerisinde elimizdeki imkânları değerlendirerek çalışmalarımızı sürece uyarlamaya çalıştık. Toplumun önceki zamanlara göre çok daha zor bir süreç geçirdiğinin farkındaydık ve gönüllülük ve hak savunuculuğu yapmaya devam etmemiz gerektiği bilinciyle çalışmalarımıza devam ettik.

Bu sürece, her dönem olduğu gibi eğitimlerle başladık. Hak temelli gönüllülük eğitimi, çocuk hakları çerçevesinde çocuklarla çalışma konulu eğitimimiz ve dijital alanda gönüllülük eğitimi olmak üzere üç eğitim aldık. Tüm eğitimlerimiz çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Sonrasında her proje ve birimimiz kendi alanlarında çalışmalarına başladı.

Şu anda projelerimiz, çeşitli kurum ve topluluklarla çocuk hakları konulu atölyeler, sanat ve bilim atölyeleri düzenliyorlar. Birimlerimiz ise hak savunuculuğu alanlarında araştırma, içerik üretme, tartışma yürütme ve paneller organize etme üzerine çalışmalar yapıyorlar.

Yalnızca uzaktan iletişim kurabildiğimiz bu süreçte yüz yüze sohbetlerin özlemi dışında olumsuz bir geri dönüş almadık, aksine beklentimizin hep üstünde olumlu dönüşler aldık. Üyelerimizin katılım oranı olarak da önceki döneme göre ciddi bir düşüş yaşamadık.

Önümüzdeki süreçte ise projelerimiz kendi alanlarındaki kurumlarla çalışmaya edecekler. Birimlerimiz ise savunuculuk faaliyetlerini çevrimiçi platformalar üzerinden çeşitlendirerek sürdürecekler. Yıllardır düzenlediğimiz İnsan Hakları Günleri etkinliğimizi çevrimiçine uyarlayarak Ocak ayında yapacağız. Etkinliğimiz 13 gün sürecek ve hak savunuculuğunun çeşitli alanlarından konuşmacıları ağırlayacağız. Katılımın ise önceki dönemlere göre daha fazla olmasını umuyoruz.

Engin Kundakçı / Boğaziçi Üniversitesi Yapı Kulübü BÜYAP Başkanı

“İlk hedefimiz yeni ilkokulumuzun yapımını tamamlamak”

11 Mart'ta ilk vakanın görülmesiyle DE&CO Uluslararası Çelik Köprü Yarışmamız gibi çok önemli bir etkinliğimizi gerçekleştiremeyeceğimizi anlamış olduk. Bu nedenle en erken yönetim değişikliğine giden kulüplerden birisi olduk ve yeni ekibimizle sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günleri en iyi şekilde değerlendirmek adına BÜYAP Talks isminde bir çevrimiçi seminer serisi tasarladık ve bu seminerlerde Richard Betts, Uğur Tanyeli, Abdullah Nergiz gibi inşaat, mimarlık ve havacılık alanında birçok önemli konuşmacıyı ağırladık.

BÜYAP'ın yaklaşık 33 yıllık geçmişi bulunuyor ve yapılan etkinlikler katılımcıların kişisel ve kariyer gelişimine katkı sağlamanın yanında, kulüp kültürünü yeni üyelere aktarmak için de önemli bir araç konumunda bulunuyor. Bu nedenle seminerleri şu anda sürdürmemizdeki en büyük motivasyon, kulübün devamlılığını sağlamak ve kulüp kültürünü yeni üyelere aktarabilmek. Etkinliklerin alışık olmadığımız platformlarda, ilk kez deneyimleyeceğimiz şekillerde ortaya çıkacak olması da bizim için motivasyon kaynağıydı. Bu süreç içerisinde BÜYAPTalks dışında tüm etkinliklerimizi de çevrimiçi platformlara taşımış olduk. ProCE Gayrimenkul Geliştirme Yarışması'nda katılımcıların proje geliştireceği araziyi ve çevresini tanımaları amacıyla yaptığımız arazi gezisini de drone çekimi ile deneyimlemeye çalıştık. Yürüttüğümüz etkinliklerimizin içerikleri ile ilgi gerek mezunlarımızdan gerekse katılımcılarımızdan gayet olumlu geri dönüşler aldık. Etkinlik süresi konusunda aldığımız olumsuz geri dönüşler ile ilgili olarak da günlük sunum sayısını günde 3-4'e düşürerek iyileştirmeler yaptık ve katılımcıların daha aktif rol almalarını sağlayarak ilgilerini canlı tutmaya çalıştık. Şu an ise çevrimiçi seminerlere olan ilginin giderek azaldığını gözlemliyoruz, bu nedenle etkinliklerimizi yapmak için Güney Kampüs’teki mekânlara yeniden dönmeyi çok istiyoruz.

Seminerler ve yarışmalarımızın dışında, eğitimin zor koşullar altında kısıtlı imkânlarla yapıldığı bölgelere yeni okullar inşa edilmesini amaçlayan ilkokulumuz da bu süreçte en önem verdiğimiz projelerden birisi oldu. Eğitim faaliyetlerinin altyapı ve materyal eksikliği nedeniyle sürdürülememesinin, ihtiyaç sahibi bölgelerdeki çocuklar için pandemiden daha fazla dezavantaj yarattığını düşünerek bu dönemde çalışmalarımızı sürdürmeye karar verdik ve geçtiğimiz ekim ayında Adıyaman'a bir gezi düzenledik. Orada hem daha önce yapımı tamamlanan Yazıbeydilli Köyü'ndeki ilkokulumuzu ziyaret ettik hem de Adıyaman valimiz ile Hacıhalil Köyü'nde yapılması planlanan yeni ilkokulumuz için protokol imzaladık. Şu anda yeni ilkokulumuz için ayni ve nakdi yardımlar bulma konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yeni dönemde ilk hedefimiz yeni ilkokulumuzun yapımını tamamlamak olacak. Bunun için önümüzde kat etmemiz gereken uzun bir yol bulunuyor. Gerekli yardımların bulunması halinde 15 Mart 2021'den sonraki bir tarihte okulun inşasına başlamayı düşünüyoruz. Önümüzdeki süreçte çoğu etkinliğimizi çevrimiçi olarak planladık. Yalnızca her yıl Güney Meydan ve Güney Otopark'ta düzenlediğimiz çelik köprü yarışmamız DE&CO'yu şartlar uygun olursa; sosyal mesafe kurallarına uyarak, hatta verilen seminerleri ve takımların proje sunumlarını da açık alanlara taşıyarak bundan sonra yapılması planlanan yüz yüze etkinliklere örnek olacak şekilde yeniden kampüsümüzde yapmayı planlıyoruz. Son olarak, üyelerimizin kulüp faaliyetlerini ve sektördeki gelişmeleri daha yakından takip edebilmeleri amacıyla da ocak ayından itibaren aylık bir bülten çıkarmayı planlıyoruz. Umarız yaptığımız tüm çalışmalarla, üyelerimize ve etkinliklerimizi takip eden tüm katılımcılarımıza fayda sağlayabiliriz. 

Bengisu Terzi / Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü Başkanı:

‘’Pandemi sürecinde sahne performanslarımızda yeni dil ve format arayışına girdik’’

Pandemi sürecinde birçok amatör ve profesyonel tiyatro grubu salgın sürecinde üretim yapma konusunda pek çok tartışma konusu gündeme getirdi. Biz de BÜFK olarak bu soruları gündemimize aldık. Sanatsal bir üretim yapma hedefinde olan ve dansla müzikle bir söz üretmeye çalışan bir kulüp olarak bu dönemde çalışmalara devam etmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. Her koşulda olduğu gibi özellikle de pandemi sürecinde sanatla kendimizi ifade etmek ve dönemin konjonktürünü ele almak bizim için kritik bir noktada duruyor. Bu nedenle hâlihazırda belli bir aşamaya getirdiğimiz prodüksiyon sürecini çevrimiçi dönemde de devam ettirmeye ve yeni bir üretim ortaya koymaya çalıştık.

Bu sene de pandemi koşulları olmasaydı her sene olduğu gibi nisan-mayıs aylarında gösterimizi sahnede sergiliyor olacaktık. 2019 yaz çalışmalarında gerçekleştirdiğimiz İzmir/Smyrna alan araştırmasında elde ettiğimiz bilgiler ışığında 2020 prodüksiyonumuz olan ‘Sandığımdan Hikâyeler’  isimli dans-müzik gösterimizin kurgu ve içeriğini sahneye uygun olarak gerçekleştirmiştik. Fakat pandemi koşulları ile beraber kulüp olarak yeni çözümler düşünmeye ve üretmeye çalıştık. Sahne üzerinde performansa dayalı bir biçimde kurguladığımız ürünü pandemi koşullarında dijital mecrada kamusallaştırmak üzere yeniden ele aldık.

Bu süreçte çalışmalarımızı dijital iletişim platformları ve üretim araçları üzerinden devam ettirdik. Hem pandemi öncesi yaptığımız yüz yüze çalışmalardan yararlanarak hem de çevrimiçi olarak devam ettirdiğimiz çalışmalarımızla bu prodüksiyonu çıkardık. Çıkardığımız prodüksiyon farklı çekimlerin, kayıtların bir araya getirilerek dramatik bir çatı altında kurgulanmasıyla oluşturuldu. Bu çerçevede ise çıkardığımız çevrimiçi gösteri formatı docu-drama formuna öykünmekte. Yarı-belgesel olarak da bilinen bu format, kurmacayla gerçekliğin iç içe geçtiği bir janrı ifade ediyor.

Online olarak dans-müzik çalışmalarının sürdürmenin yanı sıra gündeme dair okuma ve gündem tartışmaları gerçekleştirdik. Böylece salgın sürecini dayanışma içerisinde ve bir arada geçirmeye çalıştık diyebiliriz.

Salgın sürecinin başında prodüksiyon aşamasına geçme kararı almadan önce bir süre yayıncılık faaliyetine yoğunlaşmayı düşünmüştük. Bu bağlamda Dans Müzik Kültür Folklora Doğru Çeviri Araştırma Dergimizin 72. sayısını yayıma hazırlamak için çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Oldukça yakın bir zamanda da yayımlayacağız.

Geçtiğimiz günlerde ise bir çevrimiçi dans-müzik atölyesi gerçekleştirdik. Geçtiğimiz senelerden farklı olarak bu sene üniversiteye yeni gelen ve üniversite ortamını çevrimiçi mecralarda deneyimleyen bir öğrenci grubu var. Ancak bu öğrenciler hem kampüs hayatından hem de kulüplerin sağladığı sanatsal ortamdan uzak bir şekilde eğitimlerini devam ettiriyorlar. Derslerin de tamamıyla çevrimiçi olarak devam ettiği bu dönemde okulumuza yeni gelmiş öğrencileri Boğaziçi kültüründe önemli bir yer tutan kulüp faaliyetleri ile de tanıştırmak ve katılımlarını sağlamak adına daha çok atölye ve etkinlik yapmayı planlıyoruz.

Can Ünaldı / Sinema Kulübü Başkanı:

‘’Dünya çapında yönetmen Issac Nabwana’yı çevrimiçi etkinliğimize konuk ettik’’

Pandemi süreci başladığından ve okulumuz çevrimiçi eğitime başlamadan önce verilen üç haftalık tatilde mevcut etkinlerimizi nasıl çevrimiçi olarak devam ettirebileceğimiz üzerine çalışmalar başladık. Pandemiyle birlikte yönetim kurulumuzda dahil pek çoğumuz bunalmış durumdaydık ve yapabileceğimiz her etkinliğin yararımıza olacağını düşündük. Herkesin evine kapandığı ve izole olduğu bir birbirimizle etkileşim kurabileceğimiz mecralar oluşturmak ve kulübümüzü bu zorlu dönemde halen daha aktif tutmak temel motivasyonumuz oldu. Normal dönemde yaptığımız film gösterimleri ve analizlerini filmi herkesin evinde izleyip belirlenen saatte Zoom üzerinde analiz yapılacağı şekilde çevrimiçi döneme adapte etmiş olduk. Ayrıca dönemde birkaç defa SineBU'da gün ışıyana kadar film izlediğimiz gece gösterilerimizi de her hafta olacak şekilde çevrimiçi devam ettik. Discord gibi ortamlarla birbirimizle ses bağlantısı kurduktan sonra başlarda çeşitli araçlar kullanarak, şu an ise internet sitemize kurduğumuz özel bir altyapıyla senkronize bir şekilde eğlenceli filmler izliyoruz. Bir süre sonra dertleşme seanslarına da dönüşebilen etkinliklerimizin katılımcılarımıza çok iyi geldiği, pandemi sürecinde heyecanla bekleyebilecekleri bir şeyin olması onları çok mutlu ettiğini belittiler.

Ayrıca daha önceden yaptığımız ve SineBU Lounge'da sinema sektöründen isimlerle kahve eşliğinde sohbet ettiğimiz Kahveli etkinliğimize de çevrimiçi devam ettik. Aylin Vartanyan, Feyzi Erçin, Deniz Tortum, Kıvanç Sezer gibi isimlerle bir araya geldik. Bu isimlere ek olarak pandeminin yarattığı koşullardan da yararlanarak Uganda'da bütün yetersiz koşullara rağmen çektiği aksiyon filmleriyle dünya çapında tanınan yönetmen Issac Nabwana ile de bu etkinliği gerçekleştirebildik. Yaz döneminde ise gerçekleştirdiğimiz sosyal mesafeli açık hava gösterimleri ile eski günlere olan hasretimizi bir nebze giderebildik.  Aynı zamanda da yıllardır aktif olmayan yayın organımız Görüntü Dergi'yi (https://www.goruntudergi.com/) de pandemi sürecinde aktif hale getirme fırsatını bulduk.

Önümüzdeki dönemde analizlerimizi ve gece gösterimlerimizi düzenli olarak devam ettirmeyi planlıyoruz. Yeni Kahveliler için ise sinema sektöründen çeşitli isimlerle iletişim kurmaya devam ediyoruz. Pandemi sürecinde hazırladığımız ve sinemanın temellerini işlediğimiz "Sinema 101" eğitimleri projemize de devam etmekteyiz.

Cansel Kademli / Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO):

‘’Oyunculukta uzaktan eğitim modelimizle pek çok üniversiteden tiyatro topluluğuna kılavuzluk yaptık’’

 Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları olarak her yılın bahar döneminde, kulübümüze katılan yeni üyelerle beraber eğitim prodüksiyonumuzun çalışmalarına başlıyoruz. Pandemi sürecinden önce o seneki eğitim prodüksiyonumuz olan... İş Ararım, İş… adlı oyunumuz önemli bir aşama kaydetmişti. Oyunun arka plan ve sahne çalışmaları 2019 yaz döneminden beri devam ediyordu. Dijital üretime uyum sağlanamazsa bu süreçteki emekler bir sonuca vardırılamamış olacaktı. Daha da önemlisi, oyunun tartışmamıza imkân verdiği ekonomik kriz, işsizlik, çalışma koşulları gibi konular pandemi döneminde gündemdeki yerini arttırmıştı. Bu konular üzerine tartışmaya devam etmek ve yaptığımız tartışmaları eğitim prodüksiyonumuz aracılığıyla kamusallaştırmak istiyorduk. Bu dönemde kulüp içerisinde yaptığımız gündem tartışmalarından şekillenen verilerle oyun metnini revize ettik. Oyun metnini revize ederken metnin, oyuncuların uzaktan çalışabilmesine imkân sağlayabiliyor olmasını da gözettik. Oyununun sahne çalışmalarına Zoom platformu üzerinden devam ettik. Çalışmalarımız sonucunda… İş Ararım, İş… adlı oyunu video adaptasyon olarak beş bölüm halinde önce YouTube kanalımızda, sonrasında ise IGTV’de paylaştık.

Pandeminin başında biz de çoğu amatör tiyatro topluluğu gibi sahne çalışmalarımıza ara verip tiyatro alanında okuma-tartışma çalışmaları yapmaya devam etmiştik. Ancak kısa zaman sonra pandeminin tahmin ettiğimizden uzun süreceğini fark ettik. Bir tiyatro topluluğu olarak ortaya çıkardığımız sanatsal ürünle seyircimizle buluşuyoruz ve söylemek istediğimiz sözü en etkili ve sanatlı bir biçimde sahnelediğimiz oyunla aktarabildiğimize inanıyoruz. Bu sebeple oyunculuk çalışmalarımızı da bu döneme adapte etmemiz gerektiğini düşündük.

Prodüksiyon çalışmalarımız bittiğinde yaz çalışmalarına başladık. Bu çalışmalardaki temel hedef gelecek sene oynayacağımız oyunun araştırmalarına ve çalışmalarına başlamak, aynı zamanda yeni gelen üyelerle geçirilecek eğitim döneminin planlamasını yapmaktı. BÜO olarak her sene yaz çalışmalarını aynı hedeflerle gerçekleştiriyoruz ama bu seneki motivasyonumuz pandemi döneminde kulübümüze katılacak ve tiyatroyla tanışacak üyelerin eğitimlerini uzaktan eğitim modeline adapte etmek ve bu dönemi en verimli biçimde geçirmelerine olanak sağlamaktı. Oryantasyon dönemi ve sonrasında üye alımları yaptık ve kulübümüze katılan yeni üyelere temel oyunculuk eğitimi veriyoruz. Bu konuda hem kendi kulüp üyelerimizden hem de ilişkide olduğumuz diğer üniversite tiyatro topluluklarından aldığımız geri dönüşler çok olumlu. Çalışmalarını uzaktan eğitim modeline adapte etmek isteyen pek çok topluluk bizimle iletişime geçiyor. Biz de onlara deneyimlerimizi aktarıyoruz. BÜO olarak amatör tiyatro grupları arasında oyunculuk çalışmalarını uzaktan eğitim modeline adapte edebilme anlamında yol gösterici bir konumda olmaktan dolayı çok mutluyuz. Ayrıca süreç içinde teknik ve pratik anlamda elde ettiğimiz deneyimlerin fiziksel döneme geçildiğinde bize epey bir katkısının olacağını düşünüyoruz.

Önümüzdeki süreçte bu seneki eğitim prodüksiyonumuz olan Selam Sana Shakespeare oyununun sahne çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Pandeminin bahar döneminde de süreceğini varsaydığımız için bu dönemki eğitim prodüksiyonumuzu da dijital mecralarda paylaşmayı hedefliyoruz. Prodüksiyonumuzu oluştururken sinema, dans ve müzik gibi alanlardan yararlanarak interdisipliner yapıda bir ürün oluşturmayı, bu sayede sanatsal anlamda daha etkin bir ürün ortaya çıkarmayı hedefliyoruz.