Rektör Mehmed Özkan: ‘’Eğitimde hibrit uygulamaların olacağı bir döneme hazırlanıyoruz’’

Boğaziçi Üniversitesi Tanıtım Günleri 18 Temmuz tarihinde başladı. Tanıtım Günleri’nin ilk gününe konuk olan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan, Covid-19 sonrası dönemde üniversite eğitimi konusunda merak edilen soruları, düzenlenen online seminerde yanıtladı. Özkan, ‘’Online üniversite hiçbir zaman ideal eğitim modelimiz olmadı ancak güçlü altyapımız sayesinde uzaktan eğitimle dönemi başarıyla bitirdik’’ dedi.

 Boğaziçi Üniversitesi Tanıtım Ofisi Koordinatörü Dr. Sevgi Kesim’in moderatörlüğünü yaptığı seminerde adaylardan gelen soruları da  yanıtlayan Mehmed Özkan, Covid-19 sürecinde üniversitede alınan önlemler ve  hayata geçirilen uygulamaları anlattı. Yeni döneme ilişkin hazırlıklar konusunda bilgi verdi.

Sonbahar döneminde eğitimin ağırlıklı online olması bekleniyor

Prof. Dr. Özkan,  2020- 2021 akademik yılının ilk döneminde derslerin büyük oranda online olacağını; bu yönde YÖK’ten de bilgilendirme yapıldığını kaydetti. Özkan yeni döneme dair şu bilgilendirmelerde bulundu:

’Sonbaharda yeni dönemle ilgili soruların başında derslerin nasıl  olacağı geliyor. Bu konuda YÖK’ten de yanıt geldi. Özellikle ilk dönemde Online dersler  ağırlıklı olacak. Harf notu olmayan ertelenebilir derslerin mümkün olduğunca  açılmaması yönünde bir çalışmamız da var. Bazı dersleri açmamak demek  öğrencilerin ders seçerken bazı uyması gereken kuralları esnetmemiz  gerekeceği anlamına gelebilir. Öğrencilerimizin edineceği bilgi ve  tecrübeyi azaltmadan esnek bir tercih mekanizması oluşturmak adına Senatomuz ile birlikte yoğun çalışmalarımız sürüyor.  Uzaktan eğitimde hibrit uygulamaların olacağı bir döneme hazırlanıyoruz.

Uzaktan eğitim için teknoloji yatırımlarımızı bu dönemde güçlendirmiş  olduğumuz için bazı paketleri online bazılarını yüz yüze  yapabileceğimiz bir hibrit sisteme geçeceğiz. Bazı öğrencilerimizin  dersleri ağırlıklı online; bazılarının da yüz yüze yapacağı dersler 1 veya 2 tane olacak. Bu çerçevede öğrencilerimizi yapacağı ders tercihleri yurtlarda  barınma ihtiyacını da bir nebze düşürecek.  Böylece Sağlık  Bakanlığı’nın zorunlu kıldığı ve tavsiye ettiği şartları yurtlarımızda sağlayabileceğiz. Bu dönemi uzaktan geçirmek isteyen öğrencilerimiz veya uzaktan geçirmek zorunda kalacaklar da olabilir. Bu tamamen ders programı ile ilgili. Biz öğrencilerimize derslerini aksatmayacak bir program önereceğiz. Buna rağmen kampüste olması gereken öğrencilerimiz de söz konusu olacaktır. Bu öğrencilerin bir bölümü yurtlarda kalacaklar. Bu durumu yönetmek üzere Boğaziçi Üniversitesi öğrenci ve çalışanlarına Covid-19 testi yapacak altyapıyı kurdu. Pozitif olma ihtimali olanların erken tespit edilerek Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlara yönlendirilmesi sağlanıyor. Mediko Sosyal birimimizde test sonuçlarına göre eğer pozitif sonuç alınırsa öğrencimiz veya çalışanımızın temasta bulunduğu diğer bireyler de teste tabi  tutulacak. Testi pozitif çıkan bir öğrencimiz varsa ve arzu ederse izole yurtlara alınacak ya da evine gitmek isterse servis ambulanslarımızla evine kadar ulaştırılacak. Tüm bu önlemleri potansiyel olarak uygulayabileceğimizi görüyoruz’’.

Sınıflardaki öğrenci sayısı azalacak, kitle dersleri seksiyonlara bölünecek

‘’Yemekhanelerimizde ise masalarda oturma düzeni ve sınıflarımız dersler yüz yüze olacak ise sosyal mesafe kuralına göre önlem alınacak.  100 kişilik bir sınıf olması durumunda sayı dörtte bire düşecek ve o sınıf 25 kişiyle sınırlandırılacak. Ya da söz konusu ders dört ayrı seksiyon haline verilecek’’.

‘’Uzaktan eğitimi güçlü altyapı ile gerçekleştirdik’’

Covid-19 salgınının başlangıcından itibaren Üniversite’nin  online eğitime çok hızlı adapte olduğunu belirten Mehmed Özkan, salgının eğitim boyutunda getirdiği değişiklikleri ise şöyle anlattı: ‘’Boğaziçi Üniversitesi’nde yaklaşık 15 yıldır online teknolojiler kullanmaktayız ve her dönem 600 civarında dersimiz eskiden bu yana  uzaktan eğitim yoluyla verilebilmekte. Ancak biz bu teknolojik alt yapıya sahip olmakla birlikte hiçbir zaman derslerimizin tümünü online yapmak  istemedik. Boğaziçi bir kampüs üniversitesidir, dolayısıyla online  üniversite gibi bir eğitim idealimiz hiçbir zaman olmadı. Kültür ve  değerlerimizi, çoğulcu yaklaşımımızı öğrencilerimize aktarabilmek ve bunu kampüs ortamında yapmak bizim her zaman önceliğimiz oldu. Ancak Covid-19 ile birlikte oluşan şartlar gereği derslerimizi erken bir  zamanda online ortama aktaracak şekilde hazırlıklarımızı yaptık. Bu  arada hem teknik altyapımızı güçlendirdik hem de öğretim üyelerimize iki hafta süreyle eğitimler vererek sağlam bir hazırlık süreci yaşadık. Donanım ve yazılım altyapımızı daha da güçlendirdik. 

1-6 Nisan tarihleri arasında bu altyapıyı denedik. Online derslerin başladığı 6 Nisan  tarihinde bir gün içerisinde toplam 1410 canlı ders gerçekleştirdik. 
 

Bu derslere 30.629 öğrencimiz katıldı (toplam öğrenci sayımız 15.000). Yaptığımız çalışmalar sayesinde bu yoğunlukta bir katılımı mümkün kılacak teknolojik alt yapımız olduğunu görmüş olduk''.