‘’Sosyal ve duygusal öğrenme becerileri örgün eğitimin parçası haline getirilmeli’’

Boğaziçi Üniversitesi Barış Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi üyeleri Prof. Dr. Fatoş Erkman, Doç Dr. Mine Göl Güven, Dr. Behice Ertenü, Dr. Gülistan Gürsel Bilgin, Nişvan Kabakçı, Maggie Pınar, Nur Mardin ve Merve Kırmacı tarafından kaleme alınan “Sosyal ve Duygusal Öğrenme Becerileri: Yeni Sanayi Devriminin Eşiğinde İş ve Yaşam Yetkinliklerinin Anahtarı” başlıklı rapor TÜSİAD tarafından yayınlandı.

Dijital dönüşüm temelli geleceğe hazırlanma sürecinde farklı yetkinlikler ve becerilerle donatılmış insan kaynağı ihtiyacını tartışmak amacıyla TÜSAİD tarafından düzenlenen “Yeni Sanayi Devriminin Eşiğinde Sosyal ve Duygusal Öğrenme Becerileri” etkinliği kapsamında Kasım ayında kamuoyuna tanıtılan rapor, sosyal duygusal becerilerin öneminin altını çizmeyi ve insan kaynağına etkili şekilde kazandırılabilmesi için kamu, özel sektör ve STK’ların rollerini ortaya koymayı amaçlıyor.

Okulda ve işte başarı duygusal ve sosyal becerilere bağlı

Raporda,’’ 20. yüzyılın son dönemlerine kadar okulda, işte ve hayatta başarılı olmanın bilişsel zeka, yani IQ’nun yüksek olmasıyla ilişkili olduğu düşünülüyordu. Bilişsel zeka, odaklanma, hafıza, hızlı kavrama, planlama, kelime haznesi kullanma, görsel beyin koordinasyonu ile tanımlanıyor. Bu niteliklerden bazılarının, kişilerin başarısını kolaylaştırdığı muhakkak. Ancak IQ dereceleri yüksek olmasına rağmen, özel ya da iş yaşantılarında zorluklar yaşayan insanlar bulunmaktadır. Küresel Başarı Açığı (Global Achievement Gap) kitabının yazarı, eğitimci ve yazar Dr. Tony Wagne, bilgi çağında başarılı olmak isteyen öğrencilere ezberden uzak eleştirel düşünmeyi, karmaşık problem çözme, başkaları ile etkin iletişim kurma ve iş birliği oluşturma yetkinliklerini geliştirmelerini tavsiye etmektedir. Theodore Roosevelt “Başarılı bir insanın en önemli özelliği başkaları ile ilişki kurabilmektir” demişti. Okul çağında ve iş hayatında başarının anahtarının uzun yıllar bilişsel yetkinliklere bağlı olduğu anlayışı yerini duygusal ve sosyal yetkinliklerinin de öneminin fark edildiği ve harmanlandığı çok boyutlu tanımlara devretmektedir’’ saptamasına yer veriliyor.

Sosyal-duygusal zeka ile iş başarısı/ akademik alanda başarı arasındaki ilişkiye yönelik çeşitli kaynaklarda öne çıkan bulgular ise şöyle sıralanıyor;

  • İş başarısında IQ %1 ile %20 başarı getirirken, duygusal zekâ derecesi yüksek olan kişilerde iş başarısı %27 ile %45 arasındadır (Stein ve Book, 2003). Bu veri, birinin diğerinden daha önemli olduğunu değil, duygusal zekâ ve bilişsel zekanın birbirinin tamamlayıcısı olduğunu gösterir.
  • Her 10 işverenden 8’ine göre, sosyal ve duygusal öğrenme becerileri organizasyonları başarıya götüren en önemli ve bulunması en zor yetkinliklerdendir (ASPEN, 2018).
  • 2020’de karmaşık problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcılık, insan yönetimi, işbirliği ve duygusal zekâ öne çıkıyor (Dünya Ekonomik Forumu, İşlerin Geleceği Raporu, 2018)
  • Sosyal ve duygusal öğrenme becerileri akademik başarıyı %11 artırıyor. (Durlak ve vd., 2011)
  • ABD’de yapılan bir çalışmaya göre, erken çocukluk döneminde duygusal ve sosyal becerileri yüksek olan çocukların yetişkinlikte akademik başarıları ve iş bulma şansları yüksek, ruhen sağlıklılar ve madde kullanımı ve benzeri davranışlarda azalma söz konusu (CASEL, 2015).

Rapor kapsamında sosyal ve duygusal öğrenme (SDÖ) becerilerinin eğitim, iş dünyası ve toplumda aranan yetkinlikler olduğu göz önüne alınarak bu becerilerin ne olduğu, neden önemli olduğu, dünyada ve Türkiye’de bu konuda neler yapıldığı inceleniyor. Raporda Türkiye’de ve dünyada sosyal ve duygusal öğrenmeyi destekleyen uygulamalar ve sonuçları hakkında paylaşımlara yer veriliyor; geleceğe yönelik atılması gereken adımlar hakkında öneriler sunuluyor.

Dünyada SDÖ’ye ilginin arttığı ve eğitim alanında araştırma ve uygulamaların yaygınlaşmasına yönelik çalışmaların hız kazandığı belirtilen raporda, SDÖ’nün Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) ve Avrupa’daki eğitim programlarının bir parçası olmaya çoktan başladığı; Türkiye’de ise özellikle son on senede SDÖ’ye ilişkin çalışmalar yapılsa da eğitim sistemi programlarının henüz özgün bir parçası haline gelmediği belirtiliyor. Bu çerçevede, Türkiye’de SDÖ becerilerinin örgün ve yaygın eğitimin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi gereğinin altı çiziliyor. Bu amaca yönelik olarak devlet kurumlarının, özellikle Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) ve üniversitelerin, Sivil Toplum Kuruluşlarının ve iş dünyasının topyekûn ve birlikte SDÖ uygulama projeleri üretmesi gerektiği vurgulanıyor.

Raporda ayrıca OECD Beceri Raporu (2016) verilerine atıfla, Türkiye’de eğitim sırasında kazanılan yetkinliklerin işte ve günlük yaşamda diğer katılımcı OECD ülkelerinin ortalamasından oldukça düşük olduğunun altı çiziliyor. Günümüzün iş koşullarında işverenler tarafından önemsenen ve işgücünün verimliliğine katkı sağlayan karmaşık problem çözme, gelişmeye ve öğrenmeye açıklık, takım çalışması, iletişim gibi bilişsel, sosyal ve duygusal yetkinliklerin eğitim süreçlerinde yeterli ölçüde verilmemiş olduğu belirtiliyor.

Sosyal ve duygusal öğrenme becerilerinin kazandırılabilmesi için raporda sunulan eylem önerileri arasında ise şu başlıklar göze çarpıyor:

  • Sosyal ve duygusal öğrenme becerileri konusunda paydaşların bir araya geldiği bir çatı platform oluşturulması (Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, üniversiteler, okullar, iş dünyası, STK’lar, belediyeler, halk eğitim merkezleri vb).
  • Hedef kitlenin tüm toplum olduğu, okul ve ailenin temel alındığı “Sosyal ve Duygusal Öğrenme Eğitim Seferberliği”ne başlanması.
  • Sosyal ve duygusal öğrenme ile ilgili tüm içeriğin “Çocuk hakları” temelinde oluşturulması.
  • Sosyal ve duygusal öğrenme becerilerine yönelik var olan ve etkililiği kanıtlanmış programların yaygın olarak uygulamaya geçirilmesi.
  • Sosyal ve duygusal öğrenme becerilerinin örgün ve yaygın eğitim müfredatına, okulların günlük işleyişlerine, ders materyal ve malzemelerine nüfuz etmesi sağlanarak olumlu okul iklimi oluşturulması.
  • Üniversitelerin tüm bölümlerinde, özellikle öğretmen yetiştiren eğitim fakültelerinde sosyal ve duygusal öğrenme derslerine yer verilmesi.
  • Hizmet içi eğitimlerle öğretmenlerin sosyal ve duygusal öğrenme becerilerinin arttırılması, farklı program ve yöntemlerden faydalanarak (örn., dijital ortamda e–learning programı) öğretmen gelişiminin sağlanması ve bu çalışmaların yaygınlaştırılması.
  • Üniversitelerde sosyal sorumluluk ve topluma hizmet derslerinin kapsamının genişletilmesi, liselerde de yaygınlaştırılması ve bu derslerin bu konuda uzmanlığı olan STK’lar ile işbirliği ile yürütülmesi.
  • Sosyal ve duygusal öğrenme içeriğine yer veren yüksek lisans ve doktora programlarının TÜBİTAK gibi proje desteği veren kuruluşlar tarafından desteklenmesi.
  • Çocuk ve gençlerin okul dışı etkinliklerinin sosyal ve duygusal öğrenme becerilerini geliştirmek üzere kurgulanması. Yerel ve mahalle-temelli yaklaşımlarla belediyeler, İŞKUR müdürlükleri, STK’lar, halk eğitim merkezleri, toplum merkezlerinin okullar ve iş dünyası ile iş birliği yaparak bu süreçte rol alması.
  • Kaynakların sınırlı olduğu köylerde kamu görevlilerinin sosyal ve duygusal öğrenme konularında bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapılması.
  • Görsel ve yazılı medya, sosyal paylaşım platformları, filmler, çizgi filmler, diziler, kamu spotları, kadın programları ve açık oturumlarda sosyal ve duygusal öğrenme konularına hassasiyet gösterilmesi için iletişim ve medya paydaşlarının bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılması.
  • Yeni neslin dijitalleşme ve sosyal ağlar konularında ilgi ve becerileri göz önünde bulundurularak sosyal ve duygusal öğrenme becerilerinin gelişimine yönelik dijital ve uzaktan eğitim yöntemlerine odaklanılması. Çevre koruma, toplumsal cinsiyet, farklılıklara saygı, empati konularına hassasiyet gösteren materyallerin oyunlaştırma (gamification) yöntemiyle çocuk ve gençlerle paylaşılması.

 

Sosyal ve Duygusal Öğrenme Becerileri: Yeni Sanayi Devriminin Eşiğinde İş ve Yaşam Yetkinliklerinin Anahtarı” Raporu https://tusiad.org/tr/basin-bultenleri/item/10452-tusi-ad-in-raporu-egitimde-sosyal-ve-duygusal-becerilerin-onemine-dikkat-cekiyor linkinden indirilebilir.