Sporun en’leri Boğaziçi Üniversitesi Spor Zirvesi’nde buluştu

124 yıllık köklü tarihiyle Türkiye’nin ilk öğrenci topluluğu olan Boğaziçi Üniversitesi Spor Kurulu tarafından gerçekleştirilen Spor Zirvesi, 16-17 Ocak 2021 tarihleri arasında çevrimiçi yapıldı. Youtube üzerinden canlı yayınlar ile izleyicilere aktarılan zirveye aralarında NBA yıldızı Furkan Korkmaz, Fransa Lille’de top koşturan futbolcu Yusuf Yazıcı, Dünya Bilardo Şampiyonu Semih Saygıner olmak üzere sporcular, spor yöneticileri ve sporun her katmanından uzmanlar konuk oldu. Spor Zirvesi’ne futbol, basketbol ve voleybol dünyasından başarılı kadınlar damgasını vurdu.

Boğaziçi Üniversitesi Spor Kurulu tarafından gerçekleştirilen Spor Zirvesi’nde kadın ve futbol, sporda sosyal girişimcilik, veri analizi ve teknoloji, sporcu beslenmesi, spor fotoğrafçılığı gibi sporun farklı branş ve konularında başarılarıyla öne çıkan isimler yerlerini aldı.

‘’KADIN FUTBOLU LİGLERİ BİR AN ÖNCE BAŞLAMAZSA GENÇ YETENEKLERİ KAYBEDERİZ’’

Ülkemizde kadın futbolu ve sorunlarının konuşulduğu oturumun konukları olan Beşiktaş Kadın Futbol Takımları Teknik Direktörü Bahar Özgüvenç ve Kadın A Milli Takım Teknik Direktörü Necla Güngör kadın futboluna olan ilginin dünyada özellikle son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterdiğini vurguladılar. Pandemi sürecinin kadın futbol ligindeki oyuncu ve antrenörleri olumsuz yönde etkilediğini belirten Özgüvenç ve Güngör, bu süreçte ligin yeniden başlayabilmesi için kulüplerin Sağlık Bakanlığı’nın pandemiyle mücadelede belirlemiş olduğu sağlık ve hijyen şartlarını mutlaka yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdiler.

Esra Küçükyalçın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda konuşan Kadın A Milli Takım Teknik Direktörü Necla Güngör şu saptamalarda bulundu: ‘’Kulüplerimizin bu süreçte sağlık şartlarını yerine getirmeleri büyük önem taşıyor. Biz Federasyon olarak bu şartlar yerine getirildiğinde A,B ve C planlarımızı hazırlamış durumdayız. Ancak bu süreç uzarsa futbola yeteneği olan genç kızlarımızı, kız çocuklarımızı maalesef kaybetme ihtimali de söz konusu. Bizim kadın futbolundaki en büyük hayalimiz ülkemizde her kız çocuğunun futbol topuyla tanışması. Şu anda ülkemizde 1800 lisanslı kadın futbolcumuz bulunuyor. Federasyon olarak son iki yıl içinde 10 bin kız çocuğuna futbol oynatabildik ancak bu çocukların lisanslanması ve kulüplere dağılabilmelerinin önünde çeşitli engeller var. Bu engelleri aşmamız için Süper Lig takımlarının kendi alt takımlarında Kadın Futbolu takımlarına yer vermesi önemli bir adım olabilir. Bu sayede bu kulüplerin kendi taraftarları kadın futboluna da sahip çıkar; ailelerin de kız çocuklarını futbola yönlendirmeleri kolaylaşır’’.

‘’KADIN FUTBOL LİGİ MAÇLARI DA MEDYADA YER ALMALI’’

Beşiktaş Kadın Futbol Takımları Teknik Direktörü Bahar Özgüvenç ise kadın futbolunun hak ettiği değeri bulabilmesi için kadın ligindeki maçlara medyada yer verilmesi gerekliliğine işaret etti. Özgüvenç yaşanan sorunlara şu ifadelerle dikkat çekti: ‘’Bizim en büyük sorunumuz maçların televizyonlarda yayınlanmaması. Medyada görünür olmamız için sponsorların desteği de çok gerekli ve önemli. Sponsorlar sayesinde medyanın ilgisini çekmek mümkün olabiliyor. Kadın futbolunun ülkemizde bugün geldiği yere dikkat çekilmesi çok önemli. Bu büyük bir başarı hikayesi. Pandemi nedeniyle şu an şartlarımız son derece olumsuz ilerliyor. Bu sene ligin başlatılmaması ülkemizdeki kadın futbolunu 10 yıl geriye götürür. Kadın futbolcularımız ve antrenörlerimiz Mart ayından bu yana evdeler. Antrenmanlarımızı Zoom’da yapıyoruz. Bu süreç uzarsa pek çoğu farklı işler bulmak zorunda kalacakları için futbolu bırakmak zorunda kalabilirler’’.

KADIN BASKETBOLUNDA YABANCI OYUNCU SAYISININ ARTMASI YERLİ OYUNCU AÇISINDAN OLUMSUZ

Eski milli voleybolcu, sunucu ve eğitmen Başak Koç’un sunduğu ‘’ Potanın Perileri’’ başlıklı canlı yayına ise iş kadını Firuze Çekiç, BOTAŞ ve Türkiye A Milli Kadın Basketbol takımı oyuncusu Bahar Çağlar Ökten ve Milli Basketbolcu Gülşah Akkaya yer aldı. Kadın basketbolunun yükselişi ve bugün gelinen noktayı konu alan oturumda konuşmacılar kadın basketboluna 2000’lerin başından itibaren yapılan yatırımlarla Avrupa şampiyonalarında ülke olarak çok ciddi başarılar kazanıldığını belirttiler. Basketbolun uzun soluklu yatırım gerektiren bir spor branşı olduğunu ifade eden konuşmacılardan Gülşah Akkaya o dönemde kulüplerde oynayan yabancı oyuncu sayısının daha az olduğuna dikkat çekti ve ‘’Kadın basketboluna 2000’lerin başında başlayan yatırımlar olumlu sonuçlarını 10 senelik süreçte gösterdi. Kulüplerimizde o dönemlerde oynamasına izin verilen yabancı oyuncu sayısı 2 idi. Bu sayede yerli kadın basketbolcularımız sahada daha uzun süreler kalarak daha fazla tecrübe elde ettiler. Günümüzde ise yabancı oyuncu sayısı 4’e çıkarıldı. Bu da yerli ve genç yeteneklerin gelişimini olumsuz yönde etkiliyor’’ yorumunu yaptı.

DÜNYA ŞAMPİYONU BİLARDO USTASI SEMİH SAYGINER: ‘’BİLARDO MASASI HAYATA BENZER; OYUNU SADECE SİZ KURARSINIZ’’

Spor Zirvesi’nin öne çıkan konuklarından biri de Dünya Bilardo Şampiyonu Semih Saygıner oldu. İzleyicilerden gelen istek üzerine canlı yayında mini bir gösteri de yapan Saygıner, pandemi nedeniyle son bir yıldır hiçbir turnuvaya katılamadığını; ilk defa gelecek hafta Hollanda’da özel bir turnuvaya katılacağını belirtti.

Bilardo ile tanışma hikâyesini dinleyicilerle paylaşan Saygıner, bilardonun kendisi için taşıdığı önemi şöyle anlattı:  ‘’Bilardo masası hayatın kendisi gibidir. O masada oyunu siz kurarsınız. Aynı vuruşu iki defa yapma şansı hiç bir zaman yoktur. Bu bakımdan bilardo yaşayan bir spordur. Bu işin en zor tarafı ise ıstakayı enstrüman gibi kullanmak ve onu bedeninize adapte etmektir. Benim için bilardoda başarılı olmak bir ütopyaydı çünkü benim başladığım dönemde bilardoya pek iyi gözle bakılmazdı. Ben de kendi alanımda iyi olmaya çalıştım ama asla kendimi başkalarıyla kıyaslamadım, onlardan daha iyi olacağım demedim. Hayatınızı bir tablo yapar gibi yaşamak elinizde. Risk alıp harekete geçin. Amacınıza ulaşmak için inatçı olun’’.

YUSUF YAZICI: GELECEK HAYALİM ÇOCUKLAR İÇİN…

Fransa’nın Lille Takımı’nda forma giyen futbolcu Yusuf Yazıcı ise zirvenin ilk gününe konuk oldu. Kişisel gelişim açısından kendisini hep ileri taşımak istediğini dile getiren Yusuf Yazıcı, çocukluğundan bu yana kendini geliştiren, entelektüel seviyesi yüksek ve iyi bir vizyona sahip bir sporcu olmayı istediğini belirterek ‘’Hala gideceğim çok uzun bir yol var. Bu topraklarda büyüyen çocukların, dünyada ülkesini en iyi şekilde temsil etmesi için elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışacağım. Gelecekte çocukların, 'Yusuf Yazıcı gibi olmak istiyorum.' demesini istiyorum. Hayalim bu’’ diye konuştu.

NBA YILDIZI FURKAN KORKMAZ: “BAŞARILI OLMAK İÇİN RİSK ALDIM”

Zirvenin ikinci oturumunun konukları arasında NBA’in yıldız oyuncularından Philadelphia 76ers’ta forma giyen Furkan Korkmaz da yer aldı. Spor kariyeri konusunda spiker-gazeteci Başak Koç’un sorularını yanıtlayan başarılı basketbolcu erken yaşlarda sporla tanıştığını ve başarılı olmak için her geçen gün daha çok çalışmak gerektiğini söyledi. İlk göz ağrısının futbol olduğunu da dile getiren NBA yıldızı, “Ama futbola göre uzun kalıyordum, sonra basketbolu daha çok sevmeye başladım. Basketbolla tanıştığım için çok mutluyum. Aldığınız her karar son değil, önemli olan bundan sonra yapacağınız planlar. Hayatta büyük risk almak her zaman iyi bir şey olmasa da ben başarılı olmak için risk aldım ve birçok şeyden de ödün verdim. Ama başarılı olduğunuzda sizden beklentiler de artıyor, daha da ileriye gitmek için çok çalışmak gerekiyor. Şimdi NBA’de ‘All-Star’ ve takımımla şampiyon olmak istiyorum” diye konuştu.

“TAKIM ARKADAŞLARIMLA İYİ ANLAŞIYORUM”

Genç basketbolcu NBA’ye geldiği ilk zamanlarda kültürel ve sosyal açıdan yeterince uyum sağlayamadığını da belirtti. Zamanla şehre, takım arkadaşlarına ve kültüre alıştığını dile getiren Korkmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

NBA çok farklı. İlk zamanlarda saha içinde ve dışında bazı sorunlar yaşadım. Bu kültürel geçiş nedeniyle sosyal problemlerle karşılaştım. Başlarda takıma alışmak da zor oldu, oyun aynı oyun ama insanlar ve ortam farklı. Şimdi takımda herkes beni seviyor. Şimdi yaşım daha da büyüdü ve arkadaşlarım da sahadaki performansımla birlikte beni kabullendi, iyi anlaşıyoruz. Takım koçumuz da sahada yumruk gibi duruyor. Bana ve diğer takım arkadaşlarıma karşı tutumu çok iyi. Bana özgüven verdi, desteğini hep hissettirdi.”

“ÜLKEMİ TANITIYORUM”

Sosyal medyada Türkiye’deki kültürel ve tarihi yerlerle de ilgili paylaşımlar yaptığını dile getiren Korkmaz, sporcuların saha dışında çok büyük bir etki alanı olduğunu vurguladı. NBA yıldızı, “Bizim gibi sporcuların saha dışında da etki alanı var. Artık sosyal medyanın gücü çok fazla ilerledi. Ülkemizin güzelliklerinden bahsetmeye başladım, tarihi ve kültürel yerlerini geziyorum. Önce kendi insanımıza daha sonra da dünyaya bunları göstermek istiyorum” dedi.

KANTAR MEDIA TÜRKİYE GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ERDEM TOLON: “VERİ YENİ PETROL OLDU”

Zirvenin ikinci gün oturumunda konuşan Kantar Media Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Erdem Tolon da verinin günümüzde yeni petrol haline geldiğini söyledi. Bu nedenle spor kulüplerinin veriden etkili bir şekilde faydalanması gerektiğini belirten Tolon sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün veri yeni petrol halini aldı. Spor kulüpleri, yatırımlarını büyümesi adına bundan faydalanmalı ve dikkate almalı. Türkiye’de 40 ilde 15 yaş üstünde kentte yaşayan grupla yaptığımız anket çalışması bize nüfusun yüzde 12’sinin spor yaptığını gösterdi. Burada yürüyüş ilk sırada yer alıyor ve yaş arttıkça yürüyüş yapanların oranı da artıyor. Bunun yanı sıra yaşam tarzı ve vücut kitle endeksi bile yaptığınız sporun türünü değiştiriyor. Bununla birlikte dünya çapında yaptığımız araştırmalar da bölgelere göre be çok izlenen spor türlerinin çok değişebildiğini ortaya koyuyor. Salgın sonrasındaysa Türkiye’de yüzde 28 bir daha dışarda spor müsabakası takip etmeyeceğini belirtiyor. Tüm bu veriler çok kıymetli ve spor kulüpleri bunlardan yeterince faydalanabilirse, spor iletişimi ve yatırımlarını buna göre yapabilir. Spor kulüpleri de artık bunun daha çok farkında ve bunun için şimdi veriye daha fazla önem vermeye başladılar.”