Tarihe meydan okuyan saatin hikâyesi

Güney Kampüs’ün tarihi yapılarından Albert Long Hall’ün (Saatli Bina) ünlü saati Beşiktaş Belediyesi’nin kültür-sanat dergisi BKS’nin Mayıs sayısına konu oldu. Sultan II. Abdülhamid döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul’un en tanınmış mekanik saat yapımcısı Mustafa Şem’i Pek’in tasarladığı bu orijinal saat, ülkemizdeki sarkaçlı meydan saati örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Kenan Özcan

Saatli Bina’nın saatinin konu edildiği haberde tarihi saatin bakımını üstlenen Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Çetin Yılmaz’ın tarihi saate olan ilgi ve merakına yer veriliyor. Prof. Dr. Çetin Yılmaz, 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra lisansüstü eğitimi için gittiği University of Michigan’dan 2007 yılında döndüğünde o sırada 90 yaşında olan saatin sorumluluğunu üstlendiğini belirtiyor. Öğrencilik yıllarında mekanik saatlere merak duyduğunu anlatan Yılmaz’ın Amerika’da geçirdiği yıllar boyunca saatlere olan ilgisi artarak devam ediyor ve ülkeye döndüğünde saat ustası Recep Gürgen’in desteğini alarak o zamandan bu yana bu saatin bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor.

Prof. Dr. Çetin Yılmaz haberde, saatin bakımını üstlenirken öncelikle saatin eski olan kasasının restore edilerek yenilendiğini aktarıyor. Mekanik saatlerde ortam ve kullanım koşulları doğrultusunda mekanizma kalibrasyonunun büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, sarkaçlı saatlerde sarkaç uzunluğunun, salınım süresini belirlediği için, saatin dakikliği açısından belirleyici olduğunu; sarkaç uzunluğunun zamanla uzayıp kısalmaması gerektiğini anlatıyor. Bu yüzden sarkaç malzemesi olarak genelde ahşap kullanıldığını belirten Yılmaz, ‘’Mekanizma rutubetli bir ortamda bulunduğu için ahşap sarkaç zamanla çatlayarak hasar görmüş ve yapısı bozulmuştu. Sarkacın bakımının yapılarak iyileştirilmesini, öğrencilerime bitirme projesi olarak vermiştim. Ortam sıcaklığı, nem ve basınç değerlerinin takibi için için sensörler kurduk. Sarkaç performansını en çok sıcaklığın etkiliyordu. Ortam koşulları doğrultusunda ahşap sarkacı (ısıl genleşme değeri sıfıra yakın bir alaşım olan) invar ile değiştirdik. Buna ek olarak sarkaçta kompanzasyon sistemi kurduk ve sapma günde 1-2 saniye değerlerine (mekanik bir saat için oldukça iyi bir değer) çekildi’’ diye anlatıyor. Çetin Yılmaz, saatin, soğuk gecelerde don olduğunda (mekanizmanın torku yetmediği için) durduğunu ve ana ağırlık yaklaşık 20 kg. olduğu için elektrikli kurma mekanizmasının (binada jeneratör desteği olduğu için) oldukça kullanışlı olduğunu belirtiyor.

Çetin Yılmaz, haberde aktarıldığı üzere, Türkiye’de saat tasarımına ilgi duyan gençlere bu konuda merak aşılanması gerektiğini belirtiyor. Bu yüzden öğrencilerinin mekanik saatlere ilgisini arttırmaya çaba gösteriyor; birçok öğrencisinin telkinleri sonucu mekanik saat kullanmaya başlamış olduğunu ekliyor.

Haberin tamamı için : http://besiktaskultursanat.com/haberler/besiktas/bir-usta-bir-saat-bir-bilim-insani/

Galeri 3 Fotoğraf