Türk ve Amerikalı öğretmenler barış eğitimine katkıda bulunacak

Ülkemizde akademik anlamda yeni bir alan olan Barış Eğitimi alanında çalışmalar yapan Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Gülistan Gürsel Bilgin tarafından ‘’Geleceğin Öğretmenleri Savaş ve Barışı Konuşuyor’’ başlıklı bir araştırma yürütülüyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nin yanı sıra, St Mary's Üniversitesi ve Indiana Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin de dahil olduğu araştırma kapsamında Türkiye’den ve Amerika’dan öğretmen adaylarının barışla ilgili inanç ve deneyimlerinin incelenmesi amaçlanıyor. İki farklı ülkeden öğretmen adaylarının savaş ve barış konusundaki inançlarının nasıl oluştuğu, bu inançların tanımlanabilir kültürel normlar ile olan ilişkisi ve bu kültürel normların içerik yoluyla nasıl aktarıldığına odaklanacak araştırma ile Türkiye’deki barış eğitimi uygulamaları konusundaki alanyazınına katkıda bulunulması hedefleniyor.
 

Dr Öğr. Üyesi Gülistan Gürsel Bilgin, araştırmanın özellikle barış eğitimi müfredatını sınıf rutinlerine entegre etmenin zorluklarını ele alan barış eğitimine  odaklandığını belirterek  proje boyunca üç makalenin yayımlanacağını kaydetti.  İlk makalede Türk öğretmen adaylarının savaş ve barışla ilgili inanç ve deneyimlerin inceleneceğini ifade eden Bilgin, öğretmenlerin savaş ve barış konusundaki inançlarının nasıl oluştuğunu, bu inançların tanımlanabilir kültürel normlar ile olan ilişkisini ve bu kültürel normların içerik yoluyla nasıl aktarıldığını anlamaya çalışacaklarını aktardı. 

Proje kapsamındaki ikinci çalışma, Amerikalı ve Türk öğretmen adaylarının savaş, barış ve barış eğitimi konusundaki inançlarını inceleyen nitel bir karşılaştırmalı analiz olacak. 38 Amerikalı öğretmen adayı ile yapılan görüşmelerden toplanan verilerin  değerlendirileceği çalışmada, araştırmanın bulgularına dayanarak, çalışmanın üçüncü yılında bir barış eğitimi kursunun tasarlanması da amaçlanıyor.  

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Gülistan Gürsel Bilgin'den proje hakkında bilgi aldık.

Fikir aşamasından başlayarak projeniz nasıl doğdu, araştırmanızın arka planını dinleyebilir miyiz?

Şiddet, savaş ve yıkım tarih boyu insan varoluşunun gerçekleri olmuştur. Korkunç sonuçlarına rağmen, insanlık mevcut insanlık durumunun çeşitli seviyelerinde işleyen şiddete karşı etkili bir kolektif inanç ve çaba yaratamadı. Yüzyıllardır süregelmekte olan bu durumu dönüştürmek için güçlü araçlar sunan barış eğitimi, artık etik bir zorunluluk olarak kabul edilmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) doktora esnasında ve doktora sonrası tamamladığım araştırmalarla ABD’deki çeşitli eğitim sistemlerinde barış eğitimi uygulamalarını inceledim.  Barış eğitiminin çeşitli boyutlarını eğitim sisteminin farklı katmanlarına entegre eden yapı ve işleyişleri ve bu programların uygulayıcıları olan öğretmenlerin yetişme süreçleri konularında araştırma projelerinde yer aldım. Barış eğitimi Türkiye’de çok yeni bir alan. Dolayısıyla da Türkiye’deki barış eğitimi uygulamaları konusundaki alanyazın oldukça kısıtlı. Bu projeye özellikle Türkiye’deki barış eğitimi araştırma ve uygulamalarına katkı sağlayabileceği düşüncesiyle başladık.

Yürütücülüğünü üstlendiğim bu projede, St Mary's Üniversitesi’nden Dr. Özlem Erden-Basaran ve Indiana Üniversitesi’nden Profesör Dr. David J. Flinders’ın da dahil olduğu bir ekip olarak çalışmaktayız. Bu projede öğretmen adaylarına odaklanma sebebimiz ise öğretmenlerin barış eğitimi müfredatını uygulamada oynadığı kilit noktadır. Barış eğitimi araştırmacıları, barış pedagojisinin önündeki çeşitli zorlukları vurgulasa da, barış eğitimi uygulayıcılarının, yani barış eğitmenlerinin/öğretmenlerinin, barış eğitiminin hedeflerini yerine getirmede hayati bir rol oynadığı konusunda hemfikirdirler. Öğretmenler, barış eğitimi uygulamalarının sonucunu belirlemede en önemli faktör olarak kabul edilmelerine rağmen, öğretmenlerin bireysel, kültürel ve sosyal kimliklerinin karmaşıklığı ve çok boyutluluğu ve bunların sınıftaki etkileşimlere olan etkisi konusunda çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Türkiye’den öğretmen adaylarının savaş ve barışla ilgili inanç ve deneyimlerini inceleyeceksiniz. İnanç ve deneyimler neleri kapsıyor ve nasıl bir inceleme yöntemi kullanacaksınız?

Bu projede, öğretmen adaylarının savaş, şiddet ve barış hakkındaki inançlarının nasıl oluştuğunu, bu inançların tanımlanabilir kültürel normları nasıl yansıttığını veya bunlara nasıl katkıda bulunduğunu ve bu kültürel normların sınıftaki eğitimin içeriği ve yöntemleri aracılığıyla yeni nesillere nasıl aktarıldığını inceliyoruz. Savaş, şiddet ve barış kavramlarının kültürel gruplar içinde ve arasında ne gibi anlamlar kazandığını ve bu tür anlamların temel müfredat tasarımı ve uygulama süreçlerine ne şekilde dahil edildiğini/edilebileceğini araştırıyoruz. Nitel araştırma yöntemleri kullanarak gerçekleştirdiğimiz üç aşamalı bu projede odaklanmayı hedeflediğimiz temel sorular şu şekilde:

Savaş, şiddet ve barış hakkında neler/nasıl öğretilmeli? Neler okul müfredatına ve kültürüne dahil edilmemeli? Okul müfredatında savaş, şiddet ve barış kavramları hangi boyutlarda deneyimleniyor? Öğretmen adayları barış eğimi çerçevesinde ne gibi amaçlara ve eğitim değerlerine sahipler? Öğretmen adaylarının barış eğiminin hedeflerini etkin bir şekilde gerçekleştirebilmeleri için nasıl bir eğitime ihtiyaçları var?

Amerikalı öğretmen adayları da çalışmanıza dahil olacak, inanç ve deneyimler konusu bu boyutuyla Türk adaylar ile nasıl farklılıklar gösterebilir?

Barış eğitimi çalışmaları uygulandığı ortama göre tasarlanır. Ancak karşılaştırmalı çalışmalar farklı perspektifler ve uygulamalar sunarak barış eğitimi müfredatını uygulayacak olan öğretmenlerin yetiştirilmesi konusunda etkili olabilir. Projenin ikinci aşaması Amerikalı ve Türk öğretmen adaylarının savaş, şiddet, barış ve barış eğitimi hakkındaki inançlarını ve deneyimlerini inceleyen karşılaştırmalı nitel bir çalışmayı içermektedir. Bu karşılaştırmalı çalışmada, müfredat çalışmaları, öğretmen eğitimi ve barış eğitimi alanlarından hareketle, öğretmen adaylarının savaş, şiddet ve barışa olan inançlarının nasıl oluştuğunu, bu inançların sosyokültürel normları nasıl yansıttığını ve bu normlara nasıl katkı sağladıklarını ve sosyokültürel normların öğretim içeriği ve yöntemleriyle nasıl aktarıldığını inceleyeceğiz. Analiz sonucunda ortaya çıkan temaları, iki ülkenin sosyal, kültürel ve tarihi geçmişleri ışığında karşılaştırmalı olarak değerlendireceğiz.  

İki ülkeden öğretmen adaylarının seçimi nasıl yapıldı, bu çalışmaya katılan kişilerin profilinden de biraz söz edebilir miyiz?

Araştırma örneklemini Indiana Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında eğitimlerine devam etmekte olan öğrenciler oluşturuyor. Proje, bazı katılımcılar zaman zaman bize bu nedenle gönüllü olduklarını söylese de, barış eğitimine özel ilgi duyan bireyleri hedeflememektedir. Türkiye'nin en önemli devlet üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesi ülke çapında çok çeşitli sosyokültürel gruplardan öğrencileri bir araya getiriyor. Bulguların tüm ülkedeki öğretmen adaylarına genelleştirilmesi amaçlanmasa da (ki bu genellikle nitel araştırmaların amacı değildir), geniş öğrenci profili yelpazesinin araştırma bulgularına derinlik ve zenginlik katacağını düşünüyoruz.

Bu iki çalışmanın bulgularına dayanarak, çalışmanın üçüncü yılında bir barış eğitimi dersi tasarlanması planlanıyor. Bu kursun amacı ve nasıl uygulanacağı hakkında bilgi alabilir miyiz? 

Projenin üçüncü aşaması olarak, Türkiye ve ABD'deki öğretmen adayları ile ilgili yukarıda bahsedilen çalışmaların bulguları ışığında, geleceğin eğitimcilerinin barış eğitimi hakkındaki inançlarını, bunların gelişiminin arkasındaki dinamikleri keşfetmek için bir vaka çalışması gerçekleştireceğiz.  Türkiye okullarında barış eğitimi uygulamaları için inançları, olası zorlukları ve bu zorlukların üstesinden gelmek için çözüm fikirlerini araştıracağız. Projenin bu aşamasında, öğretmen adaylarının gelecekte geliştirecekleri müfredat ve sınıf etkinliklerine barış eğitiminin farklı boyutlarını etkin bir şekilde entegre edebilmeleri için gerekli bilgi, beceri ve içgörüleri geliştirebilmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Türk öğretmen adaylarının ihtiyaçlarını dikkate alarak tasarlanacak bu ders, sınıf, insan hakları, toplumsal adalet, silahsızlanma, kültürlerarası dayanışma, çevreyi koruma ve iç barış gibi barış eğitiminin tarihsel ve güncel boyutlarının tartışılmasına olanak tanıyacaktır.

Pandemi sürecinde araştırmanızın yol haritası- takviminde ne gibi değişiklikler oldu, projeniz ne zaman sona erecek ve uygulamaya konulacak?

Bu çalışmanın ilk aşamasındaki veri toplama sürecinin yüz yüze yapılmasını planlamıştık. Ancak görüşmeler küresel salgın ve uzaktan eğitim kısıtlamaları nedeniyle her bir katılımcının uygunluğuna bağlı olarak telefon, Skype ve/veya Zoom üzerinden yapıldı. Yeniden tasarlayıp uygulamayı hedeflediğimiz barış eğitimi dersini de gelişecek koşullara göre uzaktan yapmamız gerekebilir. Projemizi Şubat 2023 tarihinde tamamlanmış olmayı hedefliyoruz.