"Türkiye enerjide dışa bağımlılığını azaltma yönünde ilerliyor"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji vizyonunu, Boğaziçi Üniversiteliler Derneği (BURA) tarafından düzenlenen “Enerji Perspektifi: Gelecek ve Fırsatlar” programının ilk söyleşisinde anlattı. Türkiye’de başta doğalgaz olmak üzere enerjide dışa bağımlılığı azaltmak yeni bir politika seti oluşturduklarını vurgulayan Bakan Yardımcısı Dr. Bayraktar, artan talebiyse sürekli, kaliteli ve çevreye uyumlu bir şekilde karşılamak için çalıştıklarını söyledi. Programın moderatörü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ise Türkiye'nin enerjide yaptığı teknolojik ve milli atılımlarla bir enerji merkezi olma yolunda ilerlediğini belirtti.

Dr. Alparslan Bayraktar

Enerji Piyasaları İşletme A.Ş (EPİAŞ) sponsorluğunda, Boğaziçi Üniversiteliler Derneği (BURA) tarafından düzenlenen “Enerji Perspektifi: Gelecek ve Fırsatlar” programının ilk konuğu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Alparslan Bayraktar oldu. Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu’nun moderatörlüğünde, Türkiye’nin enerji vizyonu hakkında konuşan Bakan Yardımcısı, 2017’de Milli Enerji ve Maden Politika Belgesi’nin hayata geçirdiklerini belirterek, “Burada enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedefini ortaya koyduk ve arz güvenliğini sürdürülebilir bir şekilde sağlamayı hedefledik. Ayrıca yenilenebilir kaynaklarla, yerel üretimi önceliklendiren bir politika seti oluşturduk. Yerli ve yabancı yatırımcıların daha öngörülebilir bir piyasada hizmet görmesi için bir politika manzumesi de ortaya çıkardık” diye konuştu. Bakan Yardımcısı Dr. Alparslan Bayraktar’ın sunumundan öne çıkan satır başları şöyle: 

“ARTAN TALEBİ SÜREKLİ, KALİTELİ VE ÇEVREYE UYUMLU ŞEKİLDE KARŞILAMALISINIZ”

Enerji politikasını anlamak için Türkiye’nin genel görünümüne bakmak gerekiyor. Burada enerji konusunda iki nokta var. Birincisi Türkiye’nin enerji talebi düzenli bir şekilde artıyor. Son 20 yılda elektrik ve doğalgaz talebi neredeyse üç katına çıktı. Gerek artan nüfus gerekse de iktisadi büyümenin getirdiği unsurlar nedeniyle Türkiye’nin enerji talebi arttı. Bu talebi sürekli, çevreye uyumlu ve kaliteli bir şekilde karşılamanız gerekiyor. Bu söylemesi kolay ama ulaşması zor olan bir hedef. Bunun için ciddi yatırımlar yapmalısınız. İkinci husus ise enerjideki dışa bağımlılık. Yıllara göre değişmekle birlikte Türkiye birincil enerjide yüzde 70 oranında dışa bağımlı bir ülke. Bu iki hususu düşündüğümüzde bir taraftan artan talebi kalıcı şekilde karşılamak için sürdürülebilir çözümler üretmeli, diğer yandan da bu dışa bağımlılığı azaltmalısınız. Türkiye’nin yakın dönemde enerji politikaları bu iki unsura çözüm üretmek üzere şekillendi.

“ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK İÇİN POLİTİKA BELGESİ ORTAYA KOYDUK”

2002-2017 yılları arasını "Dönüşüm 1.0" olarak adlandırıyorum. O dönemde bu yükselen talebi karşılamak için yatırımlar piyasa modelinin değiştirilmesi yoluyla önemli ölçüde gerçekleştirildi. Türkiye’de enerjide çok büyük bir dönüşüm oldu. Devletin rolü değişirken, daha çok düzenleme ve politika yapıcı tarafta kendini konumlandırdı. Yerli ve yabancı yatırımcılar da sektörün geleceğine, büyümesine inanarak yatırımlar yaptı. Elektrikte 30 bin Megawatt’tan 96-97 bin Megawatt’lara ulaştık, altı ilinde doğalgaz varken, bu sayı 81 oldu. 2017’de Milli Enerji ve Maden Politika Belgesi’ni, Cumhuriyet Tarihi’nin en kapsamlı enerji politika belgesini açıkladık. Burada enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedefini ortaya koyduk ve arz güvenliğini sürdürülebilir bir şekilde sağlamayı hedefledik. Ayrıca yenilenebilir kaynaklarla, yerel üretimi önceliklendiren bir politika seti oluşturduk. Piyasa için de yerli ve yabancı yatırımcıların daha öngürülebilir bir piyasada hizmet görmesi için bir politika seti, manzumesi ortaya çıkardık. Bunun içinde arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi önemli bir araç olarak öne çıktı. Ayrıca çok ciddi bir hidrokarbon aramacılığı, özellikle "offshore" aramacılığıyla ilgili orta vadeli bir plan yapıldı. Enerji verimliliği ile altyapı yatırımları önceliklendirilirken; nükleer de Türkiye’nin enerji sepeti içinde yerini aldı. Bu hedefleri ümit ederim birer birer gerçekleştiririz.

“DOĞALGAZIN YÜZDE 99’UNU İTHAL EDİYORUZ”

Doğalgaz, diğer enerji kaynaklarına göre ayrışıyor. Sadece meskenlerde kullanılmıyor, sanayide çok önemli bir girdi. Türkiye’de çok yakın geçmişe kadar elektrik üretiminde yoğun bir şekilde kullanıldı. Ancak biz yakıtın yüzde 99’unu ithal ediyoruz ve maalesef çok düşük bir üretimimiz var. Şansımızsa çevremizdeki ülkeler doğalgaz zengini ve boru hatları vasıtasıyla Rusya, İran ve Azerbaycan’dan doğalgaz ithal ediyoruz. Bu ülkeler güvenli tedarik konusunda da iyi bir performans ortaya koydular. Fakat tedarik güvenliğimiz söz konusu olsa da ekonomimizde ağırlığı olan bir ürünü daha farklı, daha ucuz ve düşük maliyetle elde etmek için bir strateji gerekiyordu. Tüm bunlarla birlikte gazlaştırma tesislerinin daha da iyi hale getirilmesinin yanı sıra, doğalgaz yeraltı depolama kapasitesini artımak için de çalışıyoruz. 2023’e kadar 10 milyar metreküplük kapasiteye ulaşacağımızı öngörüyoruz. Bu da enerji güvenliği açısından büyük bir adım olacak.

“TÜM OPERASYONLARIMIZ ULUSLARARASI HUKUKA UYGUN”

Karadeniz'de doğalgaz keşfi ülkemiz için çok önemli ve bunun arkasında da çok güçlü bir siyasi irade var. 2023’e kadar Türkiye Petrolleri vasıtasıyla sürecek off-shore aramacılığını önceliğimiz olarak görüyoruz. Fatih, Yavuz ve Kanuni gemileri filomuza katıldı ve belki bir dördüncüsü de olabilir. Kendi gemilerimize sahip olmakla, karşılaşabileceğimiz siyasi zorlukların önüne geçebildik. Çünkü operasyonlarımız uluslararası hukuka uygun, kendi ruhsat alanlarımız, kıta sahanlığımız veya Karadeniz’de Münhasır Ekonomik Bölgemizde olsa da koparılacak gürültüyü biliyorduk. Akdeniz’de sekiz derin deniz kuyusu kazdık, maalesef jeolojik keşif dışında ekonomik bir keşif yok şu anda. Henüz Akdeniz’de birinci faz bitti, ikinci fazla devam edecek.

"TÜRKİYE ENERJİ MERKEZİ OLMAK YOLUNDA İLERLİYOR"

Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ise Türkiye'nin artık bir enerji köprüsünden ziyade enerji merkezi olma yolunda ilerlediğini söyledi. Türkiye'nin bu konuda çok önemli adımlar attığını belirten Prof.Dr. Kumbaroğlu, "Bakan Yardımcımızın da söylediklerini düşündüğümüzde Türkiye'nin artık bir enerji köprüsünden ziyade enerji merkezi olma yolunda olduğunu görüyoruz. Türkiye, enerjideki teknolojik ve milli atılımlarla bu yolda ilerliyor. Bu konuda çalışan herkese başarılar diliyorum" diye konuştu.

  • Dr. Alparslan Bayraktar