Ulusal Enerjide Sürdürülebilirlik Boğaziçi’nde tartışıldı

Enerji Ekonomisi Derneği’nin (EED) düzenlediği 1. Ulusal Enerji ve Sürdürülebilirlik Sempozyumu 15 Nisan’da Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Sempozyumda Doğalgaz, Atıklar, Güneş Enerjisi ve Elektrik Enerjisi başlıklarında sürdürülebilirlik ele alındı.
Kenan Özcan

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan’ın ‘’Hoşgeldiniz’’ konuşması ardından söz alan EED ve Enerji Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, EED için enerjinin sürdürülebilirliğinin en önemli gündem maddesi olduğunu belirtti. Kumbaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi’nde 2005 yılında oluşturulan EED’nin akılcı, temiz ve ucuz enerji üretimi ve enerjinin geri kazanımı ile ilgili araştırmalar yapmak ve ilgili paydaşlar arasında sinerji oluşturmak amaçlarıyla kurulduğunu ifade etti.

Enerji Ekonomisi Derneği’nin (EED) düzenlediği 1. Ulusal Enerji ve Sürdürülebilirlik Sempozyumu’nda konuşan EED Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası’na Türkiye’den akredite olan ilk platform arasında EED’nin de yer aldığını belirtti. Kumbaroğlu, ayrıca dernek olarak Türkiye’nin Kyoto Protokolü’ne katılım sürecinde çeşitli katkılar sunduklarını ifade etti.

Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, konuşmasında enerji ve sürdürülebilirliğin Enerji Yoğunluğu ve Karbon Yoğunluğu olmak üzere iki temel göstergesi olduğunu kaydetti.G20 ülkeleri arasında Türkiye’ye bakıldığında ülkemizin enerji yoğunluğu açısından G20 ortalamasının altında olduğunu belirten Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Karbon Yoğunluğu verileri açısından Avrupa Birliği ülkelerinde aşağıya doğru giden trendi Türkiye olarak yakalamamız gerektiğine dikkat çekti.

Doğalgazda işbirliği yaptığımız ülke sayısı artırılmalı

Sempozyum kapsamında ‘’Doğalgaz Projeleri, Sürdürülebilirlik ve Yasal Çerçeve’’ başlığı altında düzenlenen oturumda söz alan Doç. Dr. Yıldız Arıkan (Altınbaş Üniversitesi) ise, Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 75’ini ithal ettiğini ve yerli doğalgaz üretiminin yalnızca yüzde 24’ünü karşılayabildiği bilgisini verdi. Doğalgazın görece temiz bir enerji kaynağı olmakla birlikte çeşitli riskler de barındırdığını ifade eden Arıkan, Türkiye’nin doğalgaz açısından işbirliği yaptığı ülkelerin çeşitliliğini artırmasının enerji güvenliği açısından önemli olduğuna değindi.

Türkiye’de doğalgazı olmayan şehir kalmadı

Sempozyumda konuşan İGDAŞ Kurumsal İlişkiler Müdürü Mustafa Yalçın Haberdar ise 2018 sonu itibariyle Türkiye’de, Kasım 2018’de doğalgaza kavuşan Hakkari dahil, tüm şehirlere doğalgaz arzı sağlandığı bilgisini verdi. Yapılan şebeke yatırımının 30 Milyar TL olduğunu açıklayan Haberdar, 81 ilde ve 510 ilçede doğal gaz kullanıldığını, 2019’da 40 ilçeye daha doğal gaz arzı hedeflendiğini ekledi. İGDAŞ’ın 2018’de 15 milyon abonesi olduğunu belirten Haberdar Türkiye’de aktif doğal gaz kullanan nüfusun 50.6 milyon olduğunu açıkladı ve İGDAŞ’ın Türkiye’deki toplam abone sayısının yüzde 35’ini meydana getirdiğini sözlerine ekledi.  Doğalgaz piyasasında BOTAŞ’ın yüzde 80 piyasa payı ile en büyük oyuncu olduğunu belirten Haberdar ‘’Doğalgazda daha liberal bir piyasa oluşması için bu oranın yüzde 20’lerde olması gerek’’ diye konuştu.   Haberdar ayrıca İGDAŞ olarak doğalgazın hidrojen ile zenginleştirilmesi yolunda Faz 1 çalışmalarına başladıklarını sözlerine ekledi.

Muzdan enerji üretmek

Ulusal Enerji ve Sürdürülebilirlik Sempozyumu’nun ikinci oturumu Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Avcı’nın başkanlığında “Atıktan Enerjiye” başlığıyla gerçekleşti. Nordic Folkecenter for RE Türkiye’dek, temsilcisi ve Biotech Arge A.Ş. kurucusu Kardelen Afrodit Adsal, “Döngüyü Tamamlamak: Muz Atıklarından Enerjiye” başlıklı sunumunda TÜBİTAK’tan Tekno Sermaye Desteği alarak yürütmüş olduğu “Biyogaz Üretiminde Muz Bitkisinin Potansiyelinin Araştırılması” isimli projesini tanıttı. Türkiye’deki tarım atıklarının bölgesel çözümlerle değerlendirilmesi amacıyla 2,5 yıl önce çalışmaya başlayan ve çalışmalarını muz bitkisinin atıklarından enerji üretmeye yoğunlaştıran Adsal, Türkiye’de yıllık üretilen 300 bin ton muzdan 1.2 milyon atık çıktığını paylaştı. “Bu atık miktarının hiçbir kullanım alanı yoktu ve muz üretiminde gerekli olan nem ve ısı gibi şartları sabitleyerek ağaç başı 40 kg olan verimi 100 kg’a çıkarmak ve havasız çürütme reaktörleriyle de çıkan atığı enerji ve gübreye dönüştürerek değerlendirmek mümkün,” ifadeleriyle projelerini anlatan Adsal, gelecek hedefleri arasında yurt dışı pazarına açılmak olduğunu da ekledi.

“Tehlikeli Atıktan Enerjiye” başlıklı sunumda ise İZAYDAŞ Yakma Tesisi İşletme Müdürü Dr. Şahan Dede, İZAYDAŞ’ın atık yönetimi faaliyetlerini aktararak tehlikeli atık yakma yoluyla nasıl enerji üretildiğini paylaştı. Şirketin 1996’da kurulduğundan beri 7 milyon 400 bin eser atığın ve 756 bin tehlikeli atığın bertarafını gerçekleştirmiş olduğunu belirten Dede, “Temel hedefimiz enerji üretmek değil, atıkların bertarafını sağlamak; enerji bu süreçte ortaya çıkan bir çıktı,”  diyerek Türkiye’de 35 bin tonluk bir kapasiteyle sanayiden çıkan tek tesis olduklarını ve bu tesislerin sayılarının artmasını umduklarını paylaştı.

İSTAÇ Teknik Genel Müdür Yardımcısı Fatih Hoşoğlu ise “Döngüsel Ekonomi ve Sıfır Atık Yaklaşımı” başlıklı konuşmasıyla atık yönetimi konusunda belediye düzeyinde yapılanları aktardı. Hoşoğlu, sürdürülebilir bir çevre için ürünlerin kullanıldıktan sonra atılmasına dayanan doğrusal ekonomi modeli yerine atık üretiminin azaltılması ve azaltılamayan durumlarda da entegre atık yönetimiyle değerlendirilmesine dayanan döngüsel ekonomi modeline geçmenin önemini vurguladı. “Sürdürülebilir bir yaşam için en önemli şeylerden biri kullanıcıların hayat biçimlerini bu yönde değiştirmeye özen göstermesi” ifadelerini kullanan Fatih Hoşoğlu, 2023’te İstanbul’da %15 olan atık geri dönüşüm oranını %47’e çıkarmayı ve %83 olan depolama sahalarına giden atık oranını da %53’e düşürmeyi hedeflediklerini paylaştı. Hoşoğlu, sıfır atık modelinin teşvik edilmesi için de 3 metro istasyonu ve 28 ilköğretim okulunda akıllı mobil aktarma istasyonları kurmuş olduklarını belirterek sunumunu tamamladı.

1. Ulusal Enerji ve Sürdürülebilirlik Sempozyumu kapsamında ayrıca ‘’Güneşten Enerjiye’’ ve ‘’Sürdürülebilirlik Açısından Elektrik Talebinin Yönetimi’’ başlıklarında gerçekleştirilen oturumlarda ilgili alanlardan sivil toplum kuruluşları ve kurum temsilcileri bir araya gelme fırsatı buldu.

‘’Güneşten enerjiye’’ oturumunda TURSEFF Finans Kurumları İlişkileri Müdürü Seyran Hatipoğlu, GENSED Genel Sekreteri Hakan Erkan, Göksu Solar CEO’su Mehmet Göksü, konuyu İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Görkem Üçtuğ yönetiminde tartıştı. Son oturumda ise EPİAŞ Spot Elektrik Piyasaları Müdürü Abdullah Korkmaz, Energy Pool Türkiye CEO’su Alper Uğural, Enerjisa Ürün Yönetimi Takım Yöneticisi Ali Burak Emener ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gönenç Yücel’in katılımıyla ‘’Sürdürülebilirlik açısından elektrik talebinin yönetimi’’ ele alındı.

 

Galeri 2 Fotoğraf