Üniversite rektörlerinden tüm dünyaya‘’Kültürel Mirası Koruma’’ için işbirliği çağrısı

Birleşmiş Milletler himayesinde, Yale Üniversitesi’nin ev sahipliğinde 12-13 Nisan 2016 tarihleri arasında ABD’de gerçekleştirilen ‘’Kültürel Mirasın Korunması: Tehditler ve Stratejiler’’ konulu uluslararası kolokyuma Türkiye’den Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Gülay Barbarosoğlu ve Tarih Bölümü öğretim üyesi Edhem Eldem katıldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de katıldığı toplantıda 18 ülkeden rektörler ve uzmanlar Kültürel Mirasın Korunması için uluslararası bir konsorsiyum oluşturarak tüm dünyadan ilgili kurumlara işbirliği ve katılım çağrısı yaptı.

Boğaziçi Üniversitesi, 12-13 Nisan 2016 tarihleri arasında Yale Üniversitesi tarafından düzenlenen 8. Üniversite Rektörleri Uluslararası Kolokyumu’na Türkiye’den tek üniversite olarak davet edildi.

Aralarında ABD’den Yale, Columbia, Princeton, İngiltere’den Oxford gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri başta olmak üzere 23 üniversiteden Rektör düzeyinde katılımcı, ülke temsilcileri ve kültürel miras konusunda uzmanların da yer aldığı, 18 ülkenin katıldığı kolokyuma Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve Yale Üniversitesi Rektörü Peter Salovey ev sahipliği yaptı. Kolokyumda Türkiye’yi Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu temsil etti.

 ‘’Kültürel Mirasın Korunması: Tehditler ve Stratejiler’’’’ ana başlığının ele alındığı kolokyumda iklim değişikliği, terörizm ve kitle turizmi gibi küresel etmenlerin de etkisiyle günümüzde her zamankinden daha fazla tehdit altında olan kültürel mirasın korunması gerektiğinin altı çizildi ve bu konuda hayata geçirilmesi elzem stratejiler tartışıldı.

Kolokyumda ‘’Kültürel Miras’’ kavramının toplumların politik, sosyal, estetik, çevresel, teknolojik ve dini anlamda tarihsel birikimi üzerinden inşa edildiği vurgulanarak kültürel mirasın insanoğlunun varlığı ve kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca kültürel mirasın müzeler, anıtlar, koleksiyonlar, kütüphaneler ve arşivler, ibadet mekanları, arkeolojik ve mimari alanlar ve kentsel alanlarda muhafaza edildiği ve günümüz toplumlarının günlük yaşamında dil, performans, gelenek ve soyut kültürel değerlerle örüldüğü belirtildi. Bu çerçevede kültürel mirasın temelini oluşturan  tüm bu unsurların toplumların ekonomik kalkınma, turizm ve ticaret gibi kaynaklarını oluşturan en önemli değerlerin başında geldiği vurgulandı.

Toplantıda UNESCO çatısı altında dünya üzerinde 1.000’den fazla Kültürel Miras alanı bulunduğuna ve koruma altına alındığına dikkat çekildi.  

İklim değişikliğinden savaşlara pek çok tehdit unsuru mevcut

Kültürel mirasa yönelik tehditlerin de gündemde olduğu kolokyumda tarih boyunca, refah ve barış dönemleri de dahil olmak üzere, kültürel mirasın çeşitli tehditlere maruz kaldığı belirtildi. Doğal felaketler, insan eliyle gerçekleşen zararlar, iklim değişikliği, çevre kirliliği gibi etmenlerin yanı sıra turizm ve ekonomik gelişmenin hızlı ve aşırı boyutlarda olması durumunda kültürel mirasın korunması için daha yenilikçi önlemler alınması gerektiğine dikkat çekildi. Bu çerçevede ekonomik analiz, kent plancılığı, koruma gibi konularda yeni metodolojiler geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Savaş şartlarında kültürel miras da tehdit altında

Kolokyumda ayrıca son yıllarda Ortadoğu, Asya ve Afrika bölgelerinde yaşanan savaş şartlarında bazı yapıların, önemli arkeolojik alanların ve ibadet merkezlerinin sistematik olarak bombalandığı, yok edildiği, bir anlamda ‘’kültürel temizliğe’’ maruz kaldığı belirtildi. Bu şartlar altında küresel bir işbirliğine ihtiyaç olduğu vurgulanarak Kültürel Mirasın Korunması için Konsorsiyum kurulmasına karar verildi.

Tüm dünyadan ilgili kurumların katılım ve işbirliğine açık olacak Konsorsiyum önümüzdeki aylarda kurumsal işleyişi olan bir yapıya kavuşacak ve farklı araştırma ve eğitim alanlarından tüm kurumlar konsorsiyuma üye olabilecek.

Üniversitelerarası işbirliği artmalı

Kolokyumda ayrıca kültürel miras ve bu mirasın korunması anlamında bugüne dek kapsamlı bir çalışma yapılmadığı belirtildi. Kolokyuma katılan 20’yi aşkın üniversiteden temsilciler tarafından bu alanda daha fazla bilimsel çalışma ve araştırma yapılması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı.

Bu çerçevede çevresel etkilerle zarar görmüş sanat eserlerinin korunması ve saklanma şartlarının oluşturulması yönünde gerek beşeri bilimler gerekse fen bilimleri arasında gerekiyorsa sınır ötesi işbirlikleri oluşturulması ele alındı. Öte yandan yağma ve kaçakçılık gibi yasal olmayan yollarla sanat eserlerinin ticaretinin yapılmasının önünü alacak uluslararası yasal çerçevelerin gerekliliği vurgulandı.

Kolokyumda Kültürel Mirasın Koruması yönünde uygulamaya geçirilmesi gereken stratejiler de konuşuldu. Bu kapsamda eğitim, bilimsel araştırma ve teknoloji kullanımı, kamusal politikaların etkin biçimde uygulanması ve kamuoyunu bilinçlendirme, yerel, bölgesel ve ulusal hükümetlerle ve STK’larla işbirlikleri geliştirme gibi başlıklarda bir dizi uygulama kararları alındı.

 ‘’Kültürel Mirasın Korunması: Tehditler ve Stratejiler’’ konulu uluslararası kolokyum hakkında bilgi: http://ungc.yale.edu/