Yeni nesil rota optimizasyonunda Boğaziçi farkı

Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunları Ozan Gözbaşı (BÜ’05) ve Tuba Yılmaz Gözbaşı’nın(BÜ’06) 2015’te kurdukları Optiyol isimli start-up, bugün Horoz Lojistik, Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri, Tadım, Anadolu Efes ve Unilever gibi pek çok firmanın rota optimizasyonu için başvurduğu ilk adreslerden biri haline geldi. Yeni nesil rota optimizasyon çözümleri arama motivasyonuyla yola çıkan Optiyol’un başarısı Ozan Gözbaşı’nın aktardığı üzere sahanın sesine kulak vermek ve lojistiğin insani yönünü dikkate almakta yatıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü 2005 yılı mezunu Ozan Gözbaşı ve 2006 yılı mezunu Tuba Yılmaz Gözbaşı, dünyada mühendislik ve bilişimde sayılı kurumlardan biri olan Georgia Tech’ten doktora derecesi sahibi. Akademik bilginin sahada uygulamaya dönüşümüne katkıda bulunmak için algoritma mühendisi olarak kariyerine devam etmeyi seçtiğini belirten Ozan Gözbaşı ile kurucu ortağı olduğu Optiyol ve Boğaziçi Üniversitesi’ndeki girişimcilik kültürü hakkında konuştuk.

Optiyol ne zaman kuruldu? Böyle bir yazılım geliştirme fikrini nasıl ortaya çıktı?

Optiyol 2015 yılında kuruldu. Başlangıçta FMCG sektöründe global ve yerel büyük markaların dağıtım ağlarının yeniden yapılandırılması konusunda hizmet verdik. Sonrasında günlük dinamik rota optimizasyonu konusunda lojistik, e-ticaret, hızlı tüketim gibi sektörlerden talepler alınca ve bu konuda mevcut çözümlerin ihtiyacı karşılamadığını gözlemleyince yeni bir yazılım geliştirmeye karar verdik. E-ticaret hacminin ve şehirleşmenin artmasıyla tedarik zincirleri doğrudan ev ve işyerlerine teslimat yapısına dönmeye başladı. Tüketiciler doğrudan, hızlı, ücretsiz ve randevulu teslimatlar talep ediyor; firmalar da rekabetçi kalmak adına en az yatırımla kaliteli bir hizmet sunabilmenin yolunu arıyor. Lojistik maliyetleri mağaza operasyonlarında cironun %5’leri seviyesindeyken online satışlarda %20’ye kadar çıkıyor. Geliştirdiğimiz dağıtım ağı dizaynı ve rota optimizasyon teknolojileri şirketlerin artan maliyetleri kontrol altında tutmalarını ve zamanında teslimat sunabilmelerini sağlıyor. Mevcut planlama yöntemlerine göre firmaların %15-25 oranında yakıttan, %5-10 oranında arasında ise filo büyüklüğünden tasarruf etmelerini sağlıyoruz.

“Sahadaki herkesin sesine kulak vermek en önemli farkımız”

Optiyol’un mevcut rota optimizasyon yazılımlarından farkları neler?

Bu işe başladığımızda biz de pek çok kişi gibi “Rota optimizasyon problemleri henüz çözülmedi mi? Firmalar zaten halihazırda bu işi otomatize etmiştir,” diye düşünüyorduk ve farklı optimizasyon problemleri araştırıyorduk. Fakat sahaya indiğimizde çok büyük şirketlerde bile bu işin tecrübeye dayalı ve manuel olarak yapıldığını, daha önce büyük umutlarla denenmiş olan çözümlerin ise bir süre sonra çöpe atıldığını gördük. En önemli eksikliklerden birisi gerçek hayattaki pek çok kısıt ve tercihin algoritmalara aktarılamayışı, maliyet tasarrufu ve uygulanabilirlik dengesinin eksikliğiydi.

Optiyol’un en önemli farklarının saha tecrübesini matematiksel olarak algoritmalara aktarılabilmesi ve gerçekçi planlar sunması, her organizasyonun tercihlerine göre algoritmaları özelleştirebilmesi, sahadan öğrenilen bilgilerle algoritmaları hızlıca güncellemesi olduğunun söyleyebiliriz. Kullanıcılarımızın belirttiği önemli noktalardan birisi ise ekip olarak hiçbir zaman pes etmeden, sabırla sahadaki herkesin sesine kulak vererek ürünümüzü sürekli daha iyi bir noktaya taşımaya devam etmemiz.  

Şirketiniz rota optimizasyonu dışında ne gibi hizmetler sunuyor?

Şehir içi ve şehirlerarası rota planlama konusunda günlük operasyonel kullanıma ilave olarak firmalar stratejik kararlarının optimizasyonu için de zaman zaman bize ulaşıyorlar. Dağıtım ağlarını yeniden yapılandırmak istediklerinde, yeni bir lojistik şirketi kurmayı düşündüklerinde, birlikte çalışacakları nakliye firmalarını seçecekleri ihale dönemleri öncesinde onlara gerçekçi simülasyonlarla ve uygun karar destek sistemleriyle yardımcı oluyoruz.

“2021’de yurtdışı pazarlarda hızlı bir büyüme yakalamayı hedefliyoruz”

Optiyol’un gelecek hedefleri neler?

Hedefimiz ülkemizde bu işin öncüsü olmaya devam etmek ve farklı ölçekteki pek çok dağıtım organizasyonu için vazgeçilmez bir çözüm sunmak. Bunu aynı zamanda enerji konusunda ve araç tedarikinde önemli oranda dışa bağımlı olan ve büyükşehirlerde yoğun trafik problemleri yaşayan ülkemizde lojistik verimliliğini artırmak için bir misyon olarak görüyoruz. Global hedefleri olan bir girişim olarak 2020 yılında yurtdışında ilk kullanıcılarımızı elde etmeye başladık ve 2021 yılı itibariyle de büyük ölçekli pilot çalışmaların planlamasının yapıldığı pazarlarda hızlı bir büyüme yakalamayı hedefliyoruz. Önemli stratejik ortaklıklar kurma aşamasındayız, bu ortaklıkların da yurtdışında geniş bir pazara erişmemizde yardımcı olacağını düşünüyoruz.

Mühendislik disiplininde önde gelen üniversitelerden birinden doktora sahibisiniz, akademik bilgi girişimcilik dünyasında size nasıl avantajlar getiriyor? Doktoranızın ardından akademik hayata devam etmeme kararını nasıl aldınız?

Endüstri mühendisliğinde Boğaziçi Üniversitesi ve Georgia Tech bilgi birikimleri ve akademik kadrolarıyla dünyada yararlanmak isteyebileceğiniz saygın kurumların başında geliyorlar. Bu yollardan geçmiş olmanın hem teknik anlamda hem de edindiğimiz çevre sayesinde, küçük ölçekte bir girişimin önemli ihtiyaçlarından olan “güven verme” anlamında büyük katkıları oldu. Akademik hayat yerine “algoritma mühendisi” olarak kariyerime devam etme kararını almamda doktorada 5 yıl boyunca geliştirdiğimiz kanser radyoterapisini iyileştirecek algoritmaların sadece makale seviyesinde kalması etkili oldu.

Akademide yaptığımız çalışmaların daha uzun dönemli etkileri oluyor. O kadar sabırlı olmadığımı fark ettim. Bir yazılım şirketi bünyesinde geliştirilen algoritmaların çok daha hızlı ticarileşip gerçek hayata daha kısa sürede dokunması ve sahadan hızlı geribildirimlerle sürekli yaşayarak gelişmesi beni daha çok tatmin eden bir deneyim. Doktora sonrası algoritma mühendisi olarak çalıştığım start-up sonrasında global bir yazılım şirketi tarafından satın alındı. Bugün orada yazdığımız kodların dünyanın en büyük şirketlerinin stok seviyelerini optimize etmekte kullanıldığını bilmek güzel bir duygu.

Boğaziçi Üniversitesi yıllarınız nasıl geçti? Girişimci olmanızda Boğaziçi deneyiminin nasıl etkileri var?

Boğaziçi Üniversitesi’nde 2000-2005 yılları arasında bulundum. Hazırlığı ilk dönemde geçtikten sonra bölüme hemen başlamayarak bir dönem kampüsün tadını doyasıya çıkardım. Çok zeki ve aynı zamanda eğlenceli bir arkadaş grubuyla hem kendimizi geliştirdiğimiz hem de sosyal hayatın tadını çıkardığımız bir deneyim oldu. Yöneylem Araştırma Kulübünün yönetiminde yer aldım, bu deneyim bana Avrupa ve Türkiye’de pek çok organizasyona katılım ve ev sahipliği yapma fırsatı verdi. KalDer’le beraber düzenlediğimiz Kalite Zirvesi organizasyonları ise “kalite ve müşteri odaklı” olma konusunda erken deneyim kazanmamızı sağladı. Okulda pek de fazla bilinmeyen ve biraz ilgisiz kaldığı için küçülen bir kulübü kısıtlı imkanlarla yeniden ayağa kaldırma adımlarını atmanın girişimcilik yönünde önemli katkıları oldu. Bugün BÜYAK’ın sadece endüstri mühendisliği değil, tüm bölümlerden üye çektiği üniversitenin önemli kulüplerinden biri haline gelmiş olması da çok sevindirici.