Boğaziçi Türkiye’nin girişimci fabrikası konumunda

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV) tarafından düzenlenen “İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları Forumu” (IBPF) “Girişimcilik” temasıyla ülkemizin girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerini çevrimiçi ortamda bir araya getirdi. Bu yıl 1 Mayıs’ta dokuzuncu kez düzenlenen etkinliğe Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu da açılış konuşmalarıyla katıldı.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu
Forum açılış konuşmacıları

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı’nın (BYV) bu sene dokuzuncu kez gerçekleştirdiği “İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları Forumu” (IBPF) Türkiye’nin önde gelen girişimcilerini ağırladı. 1 Mayıs’ta düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, girişimciliğin her aşamasını kolaylaştıracak önemli altyapılar kurduklarını ifade ederken Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesi’nden çıkan girişimlerle geçmişten bugüne Türkiye’nin girişimci fabrikası konumunda olduğunu belirtti.

“BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ KISIR ÇEKİŞMELERE MALZEME OLMAMALI”

Forumda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank anayasaya ve kanuna uygun şekilde gerçekleştirilen bir atamaya verilen gerekçesiz tepkilere değinerek ülkemizin en güzide yükseköğretim kuruluşlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi’nin kısır çekişmelere malzeme edilmesinin üzücü olduğunu vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız bu gündemi sıcak tutmaya çalışanlara seslenerek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Kendileri de gayet iyi biliyorlar ki üniversite rektörlerinin sandık kurup oylamayla seçilmesi diye bir uygulama dünyada yok. Bu devlet üniversitelerinde de böyle vakıf üniversitelerinde de böyle. Kamu üniversitelerinde rektör seçimi diye yapılan zaten herkesin de katılamadığı uygulamalar, ideolojik kamplaşmalara sebep olmaktan, üniversiteleri tek tipçi anlayışlara mahkûm etmekten öteye gitmiyor. Biz bunu eski sistemde bizatihi test ettik. Bilimde yarışmasını beklediğimiz akademisyenlerimiz, yöneticilik yarışına girip, hizipçilik yapıyorlardı. Üniversitelerdeki kadrolar akademik liyakate göre değil bir sonraki seçimde verilecek oylara göre dağıtılıyordu. Artık bu devir kapandı. Ben inanıyorum ki Rektörümüz, Boğaziçi Üniversitesini çok daha iyi bir seviyeye taşıyacak ve çok kıymetli hizmetler verecek."

"ULUSAL TEKNOLOJİ GİRİŞİMCİLİĞİ STRATEJİ VE EYLEM PLANI BU AY PAYLAŞILACAK"

Yenilikçi ve teknolojik girişimlerin her zamankinden daha fazla önem kazandığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı bu alanda temel yol haritası olacak ‘Ulusal Teknoloji Girişimciliği Strateji ve Eylem Planı’nı da bu ay içerisinde kamuoyu ile paylaşmayı planladıklarını belirtti:

“Teknoloji odaklı sanayi hamlesi programıyla özellikle cari açık verdiğimiz orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinin yerli imkanlarla üretimini sağlayacak bir uçtan uca, tek pencere destek mekanizması tasarladık. Ar-ge, Ür-ge, ticarileştirme, yatırım ve üretim süreçlerinin tamamını kapsayan destekleri bir paket halinde sunuyoruz. Verdiğimiz bu desteklerle, teknoloji tabanlı girişimlerle üretim tecrübesi bulunan firmaları da iş birliğine teşvik ediyoruz. Böylelikle sanayimizde topyekûn bir dönüşümün gerçekleşmesini hedefliyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN ÖNDE GELEN İKİ GİRİŞİMİNİN BOĞAZİÇİ’NDEN ÇIKMASI GURUR VERİCİ”

Forumun açılış konuşmacıları arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu ise Boğaziçi Üniversitesi’nin Türkiye’nin girişimci fabrikası konumunda olduğunu vurguladı. Türkiye’nin en büyük girişimleri arasından yer alan “Getir” ve “Peek Games”in Boğaziçili olmasından dolayı gurur duyduklarını vurgulayan Rektör Bulu şöyle konuştu: “Boğaziçi Üniversitesi girişimci ruhu içselleştirmiş bir kurum. Boğaziçi olarak biz kendimizi Türkiye’nin girişimci fabrikası olarak görüyoruz. Şimdiye kadar ülkemizden çıkan Getir ve Peak Games gibi iki “unicorn”un Boğaziçili olması da bize gurur veriyor. Bunun yanında binlerce irili ufaklı girişimlerin de üniversitemizden çıkıyor olması çok önemli. Biz tabi artarak yeni girişimlerin de çıkmasını desteklemek için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Bunun için kuluçkalarımız, teknoparklarımızla girişimcilere kapsamlı bir altyapı sunuyoruz. Türkiye’nin en iyi öğrencilerini alıyor olmamız omuzlarımızdaki yükü bir kat daha artırıyor. O sebeple Boğaziçi’nde okuyan birbirinden yetenekli öğrencilerimizin inisiyatif alan, girişimci ruh sahibi bireylere dönüşerek mezun olmalarını çok önemsiyorum. Mezuniyet sonrasında da bir bürokrat olma yaklaşımından ziyade ilk tercihlerinin kendi işlerini kurmak olmasının hem ülkemizin ilerlemesi hem de kendilerinin kişisel gelişimleri açısından çok faydalı olacağına inanıyorum. Türkiye’nin girişimci fabrikası olma iddiamızın artarak devamını son derece önemsiyorum.”

‘RİSK SERMAYESİ’ DEĞİL ‘GİRİŞİM SERMAYESİ’

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu 2000’lerinden başından bu yana kendisinin de yakından takip ettiği girişimcilik ekosisteminin giderek geliştiğini vurguladı: “O tarihlerde ekosistemin birçok oyuncusu henüz ortada yoktu. Hatta o günlerde “Venture Capital” kavramı ülkemizde “Risk Sermayesi” olarak ifade ediliyordu. Bunun, negatif bir algı oluşturduğunu gördüm ve “Risk” yerine “Girişim Sermayesi” ifadesinin kullanılmasını önerdim. Bu oldukça güzel bir şekilde kabul gördü ve Risk Sermayesi ifadesinin yerini Girişim Sermayesi aldı. Bugün pek çok tarafıyla büyük oranda olgunlaşmış durumdaki ekosistem işte böyle yavaş yavaş bir süreç içinde gelişti. Burada hiç şüphesiz devletimizin somut destekler veriyor olması çok önemli.”

“OYUN, SAVUNMA VE SAĞLIKTA TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİ ÇOK BÜYÜK”

Türkiye’nin dış ticaret dengesini güçlendirmek ve marka bilinirliğini artırmak için oyun, savunma sanayisi ve sağlık bilimleri gibi rekabetçi avantajlarımız olan sektörlerdeki girişimlerin özellikle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Rektör Bulu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin çok geniş bir spektrumda üretim kabiliyeti olmasını önemsiyorum. Yani pek çok sektördeki girişimleri desteklemeliyiz. Ancak bu kapsamda bir de strateji önerisinde bulunmak isterim. Bizim birkaç alanda dünyada ilk üçte olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bir sektörde ilk üçte olduğunuzda çok ciddi ihracat potansiyeli doğuyor ki bu da ülkemize hem marka bilinirliği hem de dış ticaret dengesi açısından çok kıymetli katkılar yapabilir. Son dönemlerde savunma sanayindeki gelişmeler oldukça dikkat çekici ve savunma sanayii dünyada rekabetçi olacağımız alanlardan biridir diye düşünüyorum. Bugün oturumlarda ele alınacak başlıklardan oyun sektörünü de çok önemsiyorum. Aynı şekilde sağlık bilimleri de mevcut sağlam altyapımız ve yetişmiş insan kaynağımız düşünüldüğünde iddialı olduğumuz sektörlerden biri olarak değerlendirilebilir kanaatindeyim. Girişimcilerin bu sektörlerde de önlerinin açılması ve Türkiye’nin bu alanlarda dünya çapında girişimciler yetiştirmesinin önemli olduğuna inanıyorum.”

"YATIRIMCILARIMIZIN DA DAHA VİZYONER OLMASI ÖNEMLİ"

“Ülkemizdeki yatırımcıların da girişimcilerimizin dinamizmine ayak uydurmaları gerekiyor ve parlak fikirlere, iyi yetişmiş girişimcilerimize yatırım yapmakta geri durmamalılar. Boğaziçi Üniversitesi olarak biz de bu konuda önayak olacak çalışmalar yapmayı arzu ediyoruz. Yatırımcıların, somut varlıklara, arazilere, binalara yaptıkları yatırımlardan daha fazlasını gelecek vaat eden girişimlere yönlendirmeleri gerektiğine inanıyorum. Bunu da başarabildiğimiz taktirde ülkemizdeki girişimlerin önünde hiçbir engel kalmayacağını ve dünya çağında ses getirecek daha fazla girişime sahip olabileceğimizi düşünüyorum.”

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV) Mütevelli Heyeti Başkanı Halim Sırçancı ise açılış konuşmasında 1996 yılında bir grup Boğaziçi mezunu tarafından kurulan vakfın kuruluş amacının Boğaziçi’nde okuyan öğrencilere ve Boğaziçi mezunlarına medeniyet bilinci temelinde destek vermek olduğunu belirterek sözlerini şöyle devam ettirdi: “Bizler bu milletin, bu toplumun sağlamış olduğu bazı imkanları kullanarak bu günlere geldik, okuduk, iş sahibi olduk. Dolayısıyla sahip olduğumuz tüm kazanımlarda; bu toplumun, bu milletin ve bizden sonraki nesillerin bir hakkı olduğuna inanıyoruz; yani topluma karşı borcumuzun olduğuna inanıyoruz. BYV bu borcu ödemek amacıyla kurulmuş bir Sivil Toplum Kuruluşudur.”

Etkinlikte, Getir ve Bitaksi’nin Kurucusu Nazım Salur, Colendi’nin Kurucusu Bülent Tekmen, Architecht Genel Müdürü Dr. Mücahit Gündebahar ve Ödeal CEO’su Fevzi Güngör gibi ülkemiz girişimcilik ekosisteminin birçok önemli ismi bir araya gelerek kendi deneyim ve önerilerini paylaştı.

*/

  • Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu
  • Forum açılış konuşmacıları